TRAJEDYA

Mutluluk, hüzün, korku, umut
Sevgi, nefret…
Gelgitlerle dolu bir aşkın trajedisi,
Issız kalbinin derinlerinde sakladığı
Sırrın hazin bestesi…
Hüsrana uğramış ihanet her yanın,
Yüreğine akıttığı gözyaşlarında boğulan
Teselli arayan biçare bir kadın…
Adam, kadının ellerini tuttu.
Sıcacıktı, şefkat dolu…
Teselli edercesine gözlerine baktı,
O anda kadın yüzüne güneşi kondurdu.
Kalbinin gözyaşı pınarları kurudu.
Sonra gözlerinde şimşekler çaktı
Ve usulca konuştu:
“Korkuyorlar gözümdeki ateşten,
Ürküyorlar bitmek bilmeyen cesaretimden.
Her bir tarafa dağılmış paramparça yüreğim.
Geçmişin duvarları arasında keşfedilmeyi bekleyen bir hazineyim.
Bir yanım özgür, bir yanım mahkûm,
Her yanım kalabalık…
Çok zor, kalabalıklardaki yalnızlık.
Binlerce faili meçhul duygunun katiliyim,
Bir yerlerde unutuldu, bilinmiyor kimliğim.
Sana gelecek vaat edemem;
Bilmiyorum ki ben kimim?” dedi, sustu.
Adam yüzüne yağmur bulutunu iliştirdi,
Canını yakan cankırıklarını topladı.
Vuslatı olmayan aşkın kurbanı olduğunu anladı,
Keşkelerle dolu yüreğiyle öylece bakakaldı.
Kadın, üzerine sonbaharı geçirdi;
Üşüdü, titredi, ağladı…
Biten aşkının yapraklarını döktü.
Yüreğinin yaralarını sardı,
Sımsıkı kendine sarıldı.
Yeni umutlara gebe
Gelgitlerle dolu aşkına elveda dercesine
El salladı,
Işıklar söndü, oyun bitti…
Ve perde kapandı.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.