Her Şeyi Unut

Her şeyi unut, bir lanet gibi birbirimizin üzerine doğduğumuz geceleri en çok da. Kara kızıl bir aşkın içinde birikmiş tortular gibi gitmemizi engelleyen sözleri de. Bahara kozasından çıkan bir kelebeğin ömrü olsun yaşadıklarımız. Çıktık kanat çırptık ve hazindir ki uzak iki diyarda son buldu hayatlarımız. Ölüm bir hıçkırık misali tutmuşken bizi unut gitsin.

Her şeyi unut, hatta ellerinin titrekliğine yazdığım şiirleri bile. Gece zifirisinde odamı aydınlatan teninin bembeyazlığını unutturduğun gibi unut her şeyi. Sabahlara kadar sessiz sedasız sarhoşluklarımızı bir de. Birbirimizden kopmaktan korktuğumuz vedaları. Ve sabah ezanlarında ettiğimiz duaları. Birlikte açtığımız iftarları, sahurları, dağ başı yalnızlıklarımızı… Kalabalıkların içinde sadece birbirimizi duyduğumuz o tılsımlı susuşları… Gözlerimden anladığın serzenişlerimi, bir de avaz avaz bağırdığım yolculukları… Sesim sakalım gibi yaşlanırken umut gitsin.

Her şeyi unut, beni kör karanlıkların içinde öylece bırakıp gidişini bile. Seni asla bırakmam diye verdiğin sözleri hatta. Ellerimi öpüp koklayışını… “Seni kaybedersem bir sevgiliyi değil; aynı zamanda babamı, en yakın dostumu, en iyi sırdaşımı da kaybederim” dediğin günleri de unut gitsin. Bir gün öyle kimsesizken göğsüne yaslanıp hıçkıra hıçkıra ağladığımı, bir pervane misali ateşinin etrafında yaptığım tavafları da unut bitsin. Unut daha güçlüdür umutsuzluktan ve uykusuzluk yener hep uykuyu. Yanımda sere serpe daldığın rüyaları da unut. Üzerime binlerce ton yıktığın bunca sır niyedir bilmem, bazen bunca güvenmezse bunca anlatmazdı diye avuttuğum ve seni bir tüy kadar hafifletip bana son nefesime kadar ağır gelecek bir sır cesedimi yerinden kaldırmasın diye dostlarım söylenmiş gibi yine de unut bu söylediklerini de. Yokluğun zifiri bir geceye çalarken günlerimi, bırak üzerinde bir lanet gibi bu karabulut gitsin.

Hayat iki nefes arası geçen bir yolculuk ve sen, nefesimi de alıp gideli bir ölüm düşünde uyumakta cesedim. Hiç olmazsa bunu unutma; bir sala sonrası kıldırıp namazım, kalmışsa üç beş hatırı sayılır dostuma ve gömüp yanıma sende kalanlarımı, son görevini yapıp mezarıma toprağımı atıp bu yarım kalmışlığı kapat gitsin.

Her şeyi unut, yalnız seni yeni doğmuş bir bebeğin kokusunda sevdiğimi unutma!

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.