Bekleyen

Tüm insanlara anlat;
Aşk beş vakittir.
Kelimelerin harını yüreğime uzat;
Pervane düşsün sise, kaybolsun nizam,
Çözülsün asırlık efsun, vakit tamam.
Yak beni, kaybet, mecnun et, arat…
Yokta meşgul et, varda işgale uğrat.
Değişen manalarımla gel bana;
Bekliyorum.

Göğe uzattığım hoyrat avuçlarımda
Yetim gülüşlerimi saklıyorum.
Türküler söylüyorum, mahrem ve münzevi.
Her sevdanın başı ayrılık, sonu belli.
Hudutsuz bu hasrette can yitik, sevgili;
N’olur mesafe koyma aramıza,
Sönen ateşimle gel bana;
Bekliyorum.

Sen taşıyorsun umudun kıvrak sırrını,
İçimde ve dışımda sen yaşıyorsun.
İnsanlara renk gözlerin, yaratılmışa ahenk…
Menziller tutamaz seni,
Sınır tanımaz bir coğrafya yüreğin.
En aydınlık yeridir dünyanın sendeki mağara
Zamana ördüğün umut ışığında
Kırılan putlarımla gel bana;
Bekliyorum.

Aklıma düşüşünü seviyorum,
Gönlüme vuruşunu her hançerde…
Aynalar dizilmiş içime perde perde;
Ne yana dönsem aşk,
Nereye baksam sen…
Ve kalbinle kalbim arasında dönüyor dünya,
Göğe varan bakışlarımla gel bana;
Bekliyorum.

İçimin putlarını yıkar sesin.
Yalana düşsem, sîgaya sen çekersin.
Zaman geçer, takvimler eskir, uslanır fikir;
Yüreğimin pınarında çağlayan sensin.
Sılam sensin, hasretim sen,
Zindanımsın sevgili, hürriyetim sen…
Gönül gurbetinde yanarken ben
En kuytu yalnızlıklarda
Kuruyan ırmaklarımla gel bana;
Bekliyorum.

Kafdağı gibi
Bilinmez bir dağ başında
Ve hep kırk yaşında…
Akreple yelkovan arasında,
İsa’nın göğe tırmandığı o hoşlukta
Koydum gönlümü nâr ağacına.
Sağanak yağmurlarımla gel bana;
Bekliyorum.

Namlular kalbine dayanmış mazlumların,
Derin bir hüzne gömülüyor hâlâ çocuklar.
Kederden bir gök üstümüzde,
Soğuk gölgesi düşmüş kalbimize silahların;
Üşüyorum!
Bir yanı hep öksüz dünyanın;
Renginden vuruluyor insanlar,
Sesinden vuruluyor…
Korkuyorum!
Hep yetim hep garibim bu boşlukta.
Yıkılan surlarımla gel bana;
Bekliyorum.

Bilmem ülkemin dağlarına bahar gelir mi?
Gün olur bu büyüyen karanlık güneşe yenilir mi?
Menekşeler yeniden kokar mı bozkırımda?
Yola düşmeden biz, yol bize düşer mi?
Bin geceyi güne çevirdiğin gibi
Döndür yine göğümün mahpus rengini.
Bir kez olsun Süha ol akşamıma,
Suya doyan topraklarımla gel bana;
Bekliyorum.

Bırak yanayım visaline erene dek
Dikenlerini batır, yüreğimi kana boya,
İçimin mahzeninde kavrulsun söz.

Kalbim ikiye bölünsün yolunda
Ve geçsin senden gayrı ne varsa öteye
Susup varılan o aşkta…
Bin kere öldür beni sevgili, bin kere dirilt.
Ateş ver yak, suya hasret bırak,
Ak bulutlarımla gel bana;
Bekliyorum.

Ben ki sevgili;
Her deminde ömrün
Hep aynı sevdayla
Hep sendeyim, tek sendeyim.

Bekliyorum…

İncire ant, zeytine yemin olsun!
Dermandan vazgeçtim, derdim yeter bana.
“Dönüş O’nadır” diye verilince emir,
Buluşmak için o gölgelik altında
Sonsuz dualarımla geleceğim sana.
Bekliyorum…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.