Ağlarlar Seni Turgut’um

Prangalara bir kırmızı kurşun
Ve alınlara metalik kan
Zemheri dünya
Tenden öte can
Misk kokusunun sonuna varan yolculuk
Kargaşa edebinde fasıl
Ortaya dikili kelâm-ı hâsılat
Bir nifak, bir vuslat
Anlamam
Çünkü gariptir şu feleğin işi.
Ben bakarım kendi yoluma
Zira bitmek bilmez
Yaprağın göğsüne uzanan elleri gibi yollar
Her dem kanamadadır şimdi
Bu yaban yara
O ki, gözlerindeki letâfet-i hayret
Beni düşürür meşk yoluna
Meşk yolunda tutulur mey dolunaya;
Gece kanar, kanar ve kanar…
Ağrı Dağı’nın ötesinde
Bir çığlıkla kopar ne koparsa dünyada
Tüm kuşlar yüzeyselleşir ve ötelenir göğe.
Bir haykırmalık canı var sessizliğin
Hâlbuki koşsan geçecek bâki
Mest olunmuş karalar bağlayacak saçlarımızı
Arınarak avunacağız yorulmuşçasına
Uzaklardan geldik diyeceğiz, bomboş yokluğa.
Hiçlikler ağırlayacak bizi,
Hancılar ayakta karşılayacak
Hiç yola methiye yazılır mı?
Yazılır diyecekler ve yazacaklar yollara
Nasihat tadında iğneleme
Göğe bakarken durakta dikilme,
Yoksa ıslanırsın Turgut’um.
Ağlarlar seni, çok ağlarlar.

7 Nisan 2018

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.