Kırkıncı Gece

Bu kırkıncı gece.
Kırık düşlerimi biriktirdiğim,
Ayaklarıma dolanan kader bağının,
Düğüm düğüm çözüldüğü…
Üzerimde eğreti duran ne varsa
İlmek ilmek söktüğüm,
Parçalanan umudumu
Kırk yama ile kalbime işlediğim…

Bu kırkıncı gece.
Kırık düşlerimi biriktirdiğim,
Tası tarağı toplayıp şiir şiir gezdiğim,
Suya kor, ateşe buz kesildiğim,
Dizginleri bırakıp gözyaşlarımı azat ettiğim,
Dörtnala koşarken ölüme,
Hayatın eyerini kestiğim…

Bu kırkıncı gece.
Kınına dar gelen cesaretle,
Zırhını kuşanan enaniyetle savaştığım;
Kazananın kaybedenden daha çok yaralandığı,
Kansız bir düşmanın sürdüğü
Davanın hasmıyım!..

Bu kırkıncı gece.
Kurak topraklarında rahmet dilendiğim,
Düz yollarında defalarca düştüğüm…
Bildiğimi bilmediğim, gitmek isteyip gidemediğim,
Sabır deryasından bir zerre için beklediğim…

Bu kırkıncı gece.
Kırık düşlerimi biriktirdiğim…
Ömrümün baharında
Yaprak yaprak döküldüğüm,
Bir rüzgârın şarkısına kapılıp
Pervane misali döndüğüm,
Hiç ummadığım anda
Aşk ferini söndürdüğüm,
Gözlerimi karartıp
Kendi kendimi öldürdüğüm,
Bu kırkıncı gece…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.