Şeker Hanım’a Mektuplar 2

Sonra ne bir söz kaldı söylenmemiş Şeker Hanım, ne bir bakış kaldı aramızda masum…

Kırdık ikimiz de birbirimizin kalbini. Yerden yere vurduk, sonra duvardan duvara; çok seviyorumlarla kandırıldık ikimiz de.

Nasıl bilmiyorum: acıyan bir yerlerimiz hep vardı. O sabit ağrının acısını çıkardık belki ikimiz de, belki o ağrıya düşman olana saldırdık: sen bana sarılmadın, ben seni yok saydım

Sonra öldük. Kavrulup tutuştuğumuz birbirimiz içindi de sözde, kül olup döküldüğümüz başka tuzlu ve derin sular oldu.

Haksızlık mı?

En çok birbirimizde tamamladık o yoksun ve acılı duyguyu…

Parçalandım. Önümde ötemde benden bir zerre iz yoktu. Böyle hissediyordum. Kendi ellerimle ruhumu, bulup kirli bir toprak; gömdüm oracığa. Ben yaptım, ben eskittim gözlerimi, ben eskittim hislerimi… Zira onca benimleydi aşk, nefret, aptalca bir umut; kontrolsüzce hepsinin peşinden gittim. Acıyı insan tercih ediyor, bile bile kabul ediyor desek daha doğru aslında.

Zamanla yitip giden ve öğrenilmiş pek bir şey yoktu söz konusu duyguysa. Hep aynı çocukluk vardı üstümüzde. Hep aynı aptalın masumiyeti… Hele şu umut: yeyip bitiriyor sende güzel kalmış her bir zerreyi.

Ben ne ara kararttım peki gözümü böyle Şeker Hanım? Ne ara bunca sevdim, ne ara rüzgârları kanatlarıma iliştirip düştüm yollara? Ne ara ağlamayı bırakıp savaşmayı seçtim?

Ne ara ‘seviyorum’ kelimesinin bir önemi olmadığını bildim de, söylemeden anlatmayı öğrendim?

Büyüdüm galiba. Aşkı da böyle derin bildiğime göre, büyüdüm.

Ağrıyı da sevdiğim kadar sahiplendiğime göre, büyüdüm.

Çok acıttım kendimi Şeker Hanım, seni de acıttım iyi biliyorum. Önemsemedim de acımanı, kendi canını önemsemeyen yüreğini önemser mi; önemsemez. Mutlu olmayı istemeyecek kadar acıya ve yenilgiye alışmış olmak, sevdadan vazgeçmek demek değil deyip kendi kalbimin bahçesini yerle bir ettim. Severim ben böyle şeyleri.

Severim.

Seviyorum.

Sev…

Sen de sev Şeker Hanım. Asıl sen sev.

Sen güzel sev asıl, gerisini ben hallederim.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.