Adamın Birine

Şimdi ardından bir şiir yakalım,
Bıraktığın izleri unutalım, atalım.
Beyaz saç tellerin genetik değil
O gün gözlerinden anladım.

Anladım da yüreğindeki yangını,
Söndürebilir miyim yoksa dağlar mıyım
Yıkabilir miyim duvarlarını?
Toplayabilir miyim sonra yıkıntılarını?

Bedeninin üstüne bir sıva çekmişsin
Ulaşıp ruhuna acı vermesin diye hiç kimse.
Bir isyan tutturup gitmişsin,
Yanında taşımışsın o yarayı gittiğin her yere.
Sigara içmezsin bilirim, ama yakarsın her dertten sonra bir şiir.

Sevsen de söylememişsin belli,
Belki hiç sevmemişsin.
Peki hiç hissettin mi
Orucunu tuttuğun ama hiç tatmadığın anne şefkatini?

Biraz eski yıllarımın cesareti olsa,
Uzanırdım sana, kollarını bağlasan da.
Biliyor musun yansımış hissettiklerin bakışına
Ve biliyor musun tüm insanlar kötü değil aslında

Yılların kırıklığı omuzlarında, yılların hatrına
Hesabını sorar mıydın o kadına, gelse karşına?
İster miydin ağlayarak ondan çocukluğunu?
Götür beni der miydin o çok sevdiğin parklara?

Peki ya kursan kendi parkını?..
Döşesen içine tüm kaydırakları, salıncakları.
Tüm salıncakların üstüne bıraktığın o hüznü silip atsan.
Otursan salıncağına ve ben seni yavaş yavaş sallasam
En son bir hızla seni ellerimle gökyüzündeki mutluluğuna uçursam.

Nerde bir dertli görsem dokunmak isterim
Sen de onlardansın.
Daha çok şiir yazarım da sana, okumayı istemezsin.
Bu şiiri sana yaktım, yaktım seni bu şiirle.
Çık git diye, git başımdan diye…

Attım.
Yaktım.
Üfledim, gitti…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.