AL ATIM

“Rüyâda görülen al renkli ata soylamadır”

Gecemin seher vaktine döndüğü Çolpan yıldızımın, göyü şavkıyla aydınlattığı, nefesime bir nûrûn düştüğü bir anda al renkli bir ata bindim.
Karanlığın içine doğru yol alırken al yelelerinden tuttum, yiğitçe şahlanan bir Türkmen kızı gibi gecenin soylu karanlığında ışığı pusat eyledim.

Al renkli atım karanlığı yarıp geçti. Göydeki kutup yıldızı onun yâreniydi. Kutup yıldızına “Altun bir kazık” derlermış. Meğer “Altun kazık” göyün kapısı imiş. Al yeleli atım bu kapının sırrını bilir imiş.

“GÖGÜ KÖTÜ RUH BASMIŞ
İNMESIN YERE DİYE
TANRI BİR ÇADIR ASMIŞ, KOCA BİR DİREK İLE”*

Değil mi ki göy semâdan yeryüzüne inen, alnına vurulan akça mühürle tuğların şanında hürriyetle süzülen, Türk’ün muradıdır at.
Varlığı ne kutludur. Bu kutluluğun huzuruna erme şerefine nâîl olmak ne güzeldir. Hicâp duyuyorum rüzgârından… Alnı akıtmalı al atımın, kudretten nûra gark olanımın, keremine eremeyecek kadar kutlu olan rüzgârından…

Göyün kapısından, bilgelik saçan yelelerinin rüzgârından bir dem pay alıp geçmeyi murâd ediyorum. Rüyâmda onunla karanlığı delip geçtik
Bu kemter ruha bahşedilen en kutlu muştu değil midir?

Göy kapısı daima açıktır. Kanatlanıp uçan,erenlerle sırra gark olan,alplerle yiğitlik nârâsı döken Kürşad’ın çerilerini,gökte ülker yıldızı ile karşılayan al atımın rüzgârından saçlarıma dökülen bir nişânesi uyanış oldu içimde. Kutlu bir uyanış… Bu sinemde göveren uyanışın baharı; bozkırda Türkmen kızlarına söylenen hasret türkülerinin uluğ namesiydi.

Al atım, göy üzünün kapısında dururken ben yeryüzünde, günahın turâbında ezilen bir gelinciğim.

Seslenişimdir sana içimdeki körpe bilgelikle, kemterlikle ve bunca eksik yanımdan bana kalan yiğit bir sevgiyle…
Sen soylusun alnı ak bezekli al atım, bir gün göy kapıdan görklü ALLAH ‘ın izniyle birlikte geçeceğiz.

*YAKUT Türklerinin efsanelerinden alınmıştır.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞAR

KLASİK YONTMA

Tarifsiz Adımlar

HÜZÜN İSTASYONU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.