PUTLARIMI YIKAMIYORUM

Gecenin ümit, yalnızlığın dost, gözyaşının merhem olma ihtimalindeyim. Tam da şimdi sessiz sözcüklerde, menzilsiz yollarda, vuslatsız sıladayım. Değil kursakta kalması, hevesin hayale sığmadığı bir yerdeyim. Yine de dili var kalbimin ve sanki bir yerlerde mümkünü var aklımın. Kalbimin dili çocukça bir sesleniş bırakıyor şimdi gecenin içine.

Anneciğim, sen yokken babama daha bir yabancıyım ben. Sana her anneciğim dediğimde yahut her ‘yokken’li cümlelerde gözyaşlarıma hâkim olamıyorum. Ama şimdi olmaz, şimdi hiç sırası değil, babam filan görür ağladığımı, yanlış çok yanlış! Ben ki senin gözlerini son kapatışında, teninin son suyla buluşuşunda, son gemiyle son yolculuğuna gidişinde, toprakla tanışışında bile ayıp olur diye ağlamamıştım anne! Ama boğazımdaki düğümleri hissettiğini biliyorum senin, sen o düğümlerden üzülme diye her an tebessüm edişlerimi de. Anne üzülme ama bu boğazımdaki düğümler beni hâlâ boğmaya devam ediyor. Gelsen, biliyorum bu isteğim bütün mümkünleri alaşağı ediyor ki sen yine de hani bi gelsen diyelim; hiçbir ayıbı tanımaz, acımda akıtmadığım gözyaşlarım sevincimde ceyhun olur, bütün düğümler çözülüverir anneciğim.

Sevgili, Acılı dostum yalnızlık! Ellerinle gözlerimi kapat, ellerinle kulaklarımı kapat, ağzımı kapat. Gecenin ümidimi kırışından geliyorum, merhem olmayacak bildim bu gözyaşları. Kulaklarıma ağır geldi sessiz sözcükler, ayaklarım dayanamadı pusulasız yollara. Tam da şimdi anlıyorum, vuslatsız sıla gurbet içre gurbetmiş; bana kalansa bir acılı yalnızlık yol(suz)daşlığı.

Putlarımı yıkamıyorum İbrâhim. Küçükken babamın ceplerime koyduğu putlarla hâlâ savaşıyorum, hiç durmadan yenilerini ekliyor bir bir ceplerime. Başka çocuklarla kıyaslarken babam bizi, onu içimden başka babalarla kıyasladığımı söyleyemedim yüzüne. Sanırım babam putlarla besleniyor İbrâhim, hem onlarla yaşıyor hem onlarla besleniyor evet. Bunun çok cahiliye âdetince bi hareket olduğunu da söyleyemedim yüzüne. Söylesem de güler geçerdi, bu kadar bilge bi insana cahilden putları olduğunu söylemek komik olurdu doğrusu. Düşünüyorum da benim nezdimde artık kütüphaneler de anlamını yitiriyor şimdi. Zihnimin hızına kapıldım bir dakika, demek istiyorum ki hiçbir zaman sonuna ‘cığım’ eklemediğim baba; kitaplarla dolu bir kütüphaneden yahut kitaptaki bilgilerle dolu bir zihin kütüphanesinden daha kıymetli olan, türlü türlü duygu ve nezaketle dolu olan kalbimizmiş. Bak gördün mü; kitaplara olan sevgimi de incitiverdin, kitaptaki bilgiye olan inancıma da duvar ördün zihnimde baba. Kalbimiz en güzel kütüphanemiz olabilirmiş bizim. Teminatını verebilirim evet, bunu putlarla dolu bu dünyada savaşırken öğrendim, en çok bunu öğrendim. İnsanlar kalp kütüphanesini iyiyle ve güzelle donattığında, ancak o vakit zihinleri de kitapla iyi ve güzel olur. Kitapları keşke putlarla yaşayanların ulaşamayacağı yerlere kaldırsalar diyorum İbrâhim, beni duyuyor musun?

Bana öyle bakma yalnızlığım. Küçük bir kız çocuğu gibi anneme babamı şikâyet etmekten geliyordum sadece. Bana türlü oyunlar oynarken zihnim, ben onun hızına yetişemiyorum. İçimde bir ses bazen annemin de İbrâhim’in de beni duymadığını söylüyor, o sese inanırsam ‘hayat devam ediyor’ sloganına inanamam. Bunları bırak yalnızlığım; cebimde diyorum, putlarım var, putların arasında biraz da edebiyat. Putları iterken ümitlerim onların altında eziliyor. Boğazımdaki düğümlerle savaşırken cebimdeki edebiyata tutunmaya çalışıyorum. İstiyorum ki ümidim yara almasın, edebiyat ellerimi bırakmasın… Çok mu şey istiyorum İbrâhim? Neredeydi benim ihtimallerim? Putlarımı yıkamıyorum.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞAR

KLASİK YONTMA

Tarifsiz Adımlar

HÜZÜN İSTASYONU

4 thoughts on “PUTLARIMI YIKAMIYORUM”

  1. Putları paramparça etmek lazım. Hz. Ömer (ra), bir gün şöyle demiştir: “Cahiliye hayatı hakkında iki şey aklıma gelince birine güler, birine ağlarım. Güldüğüm şey kendi ellerimizle helvadan put yapar sonra acıkınca o putları yerdik. Ne zaman bu aklıma gelse gülerim. Ağladığım şey ise kız çocuklarımızı dayıya gidiyoruz diye yanımıza alır götürür, şehrin dışında bir yerde kendi ellerimizle toprağa gömerdik. Bunu da ne zaman hatırlasam ağlarım.”

  2. Hislerinize sağlık.Yaezıyor olmak putlarla savaşmaktır, yıkacaksınız. Anneciginiz sizden razıdır sanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.