Süheyla

Karanlıklarda kaldım, yok mu mücellâ yüzün?
Maziyi siler gibi, elveda mı son sözün?
Gecenin hüznü kara,
Gecenin rengi matem.
Sabahın ışıkları vurmuyor pencereme
Terk ettiğin odada sanrılarla yaşıyorum
Bir çığ yedi saçlarım, asır geçti Süheyla
Sessizliğim vaveyla,
Sensizliğim bir azap
Susuyorum avaz avaz,
Sen duy beni Süheyla!

Gözlerin toprak toprak, içinde ormanlar var
Gözlerimden göğsüme, sağanaktır yağmurlar
Bir güz çiçeğisin sen, bahardan ömür çalan
Bir bestesin, bir şarkı, makamın hep hicazkâr

Varlığın, kıblesidir tüm dertli gönüllerin
Varlığın, sahrasıdır şu mecnun kaderimin
Varlığın, izdüşümü cennetimin Süheyla
Bir kor yanar göğsümde,
Sönmek bilmez nedense
Varlığın bulut bulut, geziniyor üstümde

Kainat divan durur, kıyam eder şehirler
Günlerim ziyan olur, can verir kelebekler
Cüzzamlıdır kelimem, devrilir tüm cümleler
Her sözüm yaralıdır, her şarkı hicran olur
İkliminde nefes alan, ayrılığı tez solur
İnceden ince yaşar kederini her insan
Sönmez kalpteki yangın,
ne bir dakika ne bir an
Dilimde prangasın, alfabemde ölüsün
Ruhumun en ücra noktasında gömülüsün
Saat durdu,
Zaman durdu,
Sular durdu Süheyla..
Süheyla hiç kimse ve herkes Süheyla.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.