Saadet Treni

Saadet treninin burcunda,
Yazsız bir güneşle geçiyoruz bahçenizden
Sazsız bir orkestra eşliğinde, kelebeklerle
Nazsız, sitemsiz sevgilerle, çıkarsız, içten…
Geçiyoruz yalan değil gerçekten…

Uçurtmaların göğsünü daraltan şu ipler
Ağaçları koyvermeyen inatçı kökler gibiler
Gözleri bir hüzün denizinde yıkanmış
Kirpiği ataların kılıcından nem almış
Sanki düşmüş de muharebe yerinde
Teni yerine sözleri parçalanmış,
Oku yırtılmış, yayı yağmalanmış, gürzü ıslanmış…
Geçiyoruz bu hâl üzre,
Gerek duymaksızın hatasız bir özre…

Terk etmeksizin ayrıldıklarımızı,
Fark etmeksizin, çekip gitmeksizin
Yürüyoruz ardından ters yöndeki izin
Sadakat ayının orucunda
Karanlık bir perdeyi aralar gibi
Yangının içindeki suya,
Günaha buyuran uykuya bakıyoruz
Dönüyoruz sırtımızı şehvete,
Açıyoruz kalbimizi iffete,

Saadet treninin burcunda
Sadakat ayının orucundayız
Ezelde başlatılan sahurla
Ebede kadar iftardayız.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.