Pinhan

Telefonuma
aslında kamerasına ve depolama alanına minnettarım.
Yalnızca sevdiklerimin bakınca gönlümü bayram yerine çeviren çehrelerini ve
ruhumda huzur rüzgârları estiren mekânları saklayabilmesi değil;
okurken altını çizemediğim, zihnimden uzaklaşıverir diye korktuğum
satırların muhafazasını yapabilmesi o kadar güzel ki…
Böylece ben de bana tanımış olduğu “Yazılar koleksiyonu”nu yapma fırsatını
değerlendiriyorum.

Biriktiriyorum, biriktirdiklerim benim enstrümanlarım oluyor ve bamtelime
dokunmuş hakikatleri bir gün seslendirme ümidi ile yanıp tutuşuyorum.
Yaradan’a, bana sanatı sanat yapan bu hakikatleri kendi sözcüklerimle de
anlatabilme yeteneğini bahşetmesi için çok dua ediyorum.

Bunca renk cümbüşü arasında tabloma yakışacak tonları arayıp duruyorum.
Karşılaşınca sarmalayasım geliyor her harfini, hecesini ayrı ayrı.
Sonunda farklı gibi görülen yolların kaynaştığı yerlere şahit oluyorum,
içim fokurduyor, bizleri ötekileştiren ne varsa buharlaştırmak istiyorum.

Seni anlıyorum fısıltılarının samimiyeti içimde o kadar büyüyor ki
kulaklarımı sağır edebilecek çığlıklara dönüşüyor.
Derdinden pay almışlığım var diyenlerin anıları o kadar yer ediniyor ki
içimde, kendi yaşanmışlıklarımı sığdırabilecek bir köşe bulamıyorum.
İçimdeki çekingen çocuğa göz kırpılınca o kadar unutuyorum ki yaşımı
sorgulamadan, hesapsızca tüm masumiyetimle kucaklıyorum hepsini.

Zamanla çeşit çeşit yazarlardan topladıklarımı sanki aynı kalemin ürünüymüş
gibi hissetmeye başlıyorum. Hani yabancı bir eserin çevirisini yapan birkaç yayınevi vardır, işte öyle.
Ve biz sözcükleri daha büyüleyici biçimde sıralamış olan bir diğeri ile
karşılaştığımızda esere karşı hayranlığımız artar.
Tam bu noktada yine bir satır arasında denk geldiğim cümleyi hatırlıyorum:

“Tüm okumalar, tek bir kitabı anlamak içindir”

Binlerce nehrin sarp dağları aşıp, keskin kıvrımlarda dolaşıp
ve nihayetinde hepsinin birleşip
dingin denize döküldüğü yerde,
kaynağından bize ulaşan tek bir damlayı dahi içsek
hakikate muhtaç hasta yüreklerimizin şifa bulacağına inanıyorum.

“Ey insanlar!
Rabbinizden size bir öğüt,
kalplerdeki hastalıklara bir şifa,
inananlara bir rehber ve rahmet gelmiştir.” (10/57)

Şunlar da hoşunuza gidebilir

YAŞAR

KLASİK YONTMA

Tarifsiz Adımlar

HÜZÜN İSTASYONU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.