Eve Ekmek Götüremeyen Şiir

Bütün kaybedenler toplansak bir uçurumda
Kaderine yenilenler
Talihine küsenler
Terk edilenler
sırtından vurulanlar
Mutsuzluğu yüz ifadesi edinen öğretmenler
dünyadan merhamet dilemeyenler
Kravata boyun eğmeyenler
Eve ekmek götüremeyen babalar
Akşam ezanı okununca gidecek yeri olanların ardından
Nefret ve can kırığıyla bakakalanlar
Bütün, bütün toplansak ölü kırlangıçlar gibi
Kanatların anlamsızlığı hakkında haykırsak
Biriniz de anlayın lan orospu çocukları
Haykırsak atlayıp bulanık zihnimizden aşağı
Tüm küfürlerin anlamını yitirdiği o malum yere
Anlaşılmanın çok da ütopik olmadığı anlaşılsa
Huzur ve başarmak farklı şeylerdir anlaşılsa
Sevmek ve sevişmek kardeş değildir anlaşılsa
Biriniz çıkıp yeni bir dünya doğursa
Kaybetmenin olmadığı şeyler icat edilse
Mesela tekerleğin icadı bizi
Olmak istediğimiz yere götürmüyorsa boştur
Kim anlayacaksa anlasa bizi yeni baştan
Ölsek öldüğümüz bilinir hiç değilse
Dilekçelerle doldursak devletin bütün yapraklarını
Sırtımızı dayadığımız birkaç ağaç kaldı lan
Biz, insanların arasına kabul etmediği
Biz, zafer kazananlar listesinde yer almayan
Biz, çiçekçilerin önünden başı eğik geçen
Biz, masalara gelen çingenelerin kafasını çevirdiği
Biz, bu dünya kerhanesinin hiç müşterisi olamayanlar
Hangi dilde bağırsak anlarsınız lan
Kırıldık,
Yenildik,
Ezildik,
kabul.
Altı uçurum olan bir yerde
Hayatın kırık sandalyesine oturduk.
Bütün ağzımızla
Her dilde pes.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.