Yüz Görümlüğü

Yollar da yorulur mu aşınmaktan,
Bir kılıç yarası gibi taşırken,
Kalbimdeki ihanetini.
Terlerken avuçlarım,
Tutamazken bir başka yâd eli;
Şiirlerim, intihara meyilli bir çocuk gibi
Çekiştirip dururken,
Yaşama dair dirayetimi;
Hangi aynada bulurum söyle şimdi,
Kaybettiğim siluetimi?

Bozkırın bulanık sularına karışan,
Aksini iddia etmekten ar duyduğum
Bir sevgi canlanırken içimde,
Kilit vurduğum kapılar,
Ağlarken ardımdan…
Kelimeler nazlı bir gelin gibi
Duvağını açmazken
Ve ben ona
Kanayan bir yürekten gayrı
Yüz görümlüğü takamazken,
Bakamazken gözlerinin en içine…
Hayaline dokunmaktan bile
Hicap duyarken…

Susarken bir idam mahkûmu gibi
Dahası, hiç suçum yokken,
Suç nedir öğrenmemişken,
Sensiz güneşin doğuşu
Nasıl izlenir bilmezken…
Kurulan şu darağacında,
Kendime
Medet ummak adına
Bir kelimem bile yokken;
Susmanın gürültüsüne
Teslim olmuş
Bir masumum ben.
Dirileceğini bilerek ölmek güzel.

Bu yüzden gülümsememiş miydi celladına,
Aşkın Amentüsünü yazan İsmet Özel..?

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.