Soyut Sanatın Gelişimi

Soyut sanatın ilk örnekleriniilkel toplumların yanı sıra çocuk resimlerinde de görebiliriz. Çocukların algılama eyleminde nesnelerden edindiği rastgele bilgiler yatmaktadır. Çocuklar bu rastgele bilgilere dayanarak kopuk parçalardan oluşan nesneleri bir imgede birleştirme eğilimindedirler.

Çocuk resimlerinin şaşırtıcı bir şekilde ilginç görüntülerle ortaya çıkması çocuğun “özgür anlatımı” olarak tanımlanmaktadır. Çocuğun özgürlüğünü bozma korkusu, her türlü öğrenimi sanat eğitimi dışında tutulmuştur.

Çocuk resimleri, diğer sanat biçimleri ve ilkel insanın çizdikleri arasındaki benzerliklerle başka bir boyut kazanmaktadır. Çocuk resimlerinde görülen karalamaların, gördüğünü yansıtmaya doğru gelişen süreç, insanlık tarihi içinde mağara resimlerinden Rönesans ve çağımıza kadar sanatın, batıda geçirdiği değişim sürecini açıklamak için de kaynak sayılmaktadır.

Estetik yalınlık ile deneyim arasındaki durum, sanattaki çocuksu özü ortaya çıkarmaktadır. İlkelerin resimleri de yalınlık ve saflık nedeniyle, sanatın ve estetiğin yoğrulmamış saf kökeni, görüşü yolunda çocuk resimleriyle karşılaştırılmaktadır. Daha sonra bu görüş yerini psikolojik ve fizyolojik süreç karşılaştırmasına bırakmaktadır. İlkelerin resimleri, kimi modern sanatçıların yapıtları, doğu sanatı, minyatürler ve çocuk resimleri bu karşılaştırma içerisinde yer almaktadırlar ve aralarındaki benzerliklere, farklılıklara dikkat çekilmektedir.

Çocukların yapmış olduğu resimlerde romantik yaklaşımın, sanatın kökenini arama gibi unsurların yer almasında çocukların resimleri, sanatsal olguya ulaşmaktadır. Çocuklar, sanat dalında değişim sürecine ışık tutmaktadırlar. Adeta sanatın gelişim ve değişim sürecinin göstergesi gibidir.

Çocuksu resimler, İspanyol sanatçı Joan Miro’nun eserlerinde de görülmektedir.
20. yüzyıl sanatına damgasını vurmuş en önemli, sıra dışı sanatçılardan birisidir.JoanMiro’nunçalışmaları, zengin, çok renkli ve sıradışı evrenini yansıtan resim ve heykellerinden oluşmaktadır.

JoanMiro’nun, Pablo Picasso ve Francis Picabia’dan etkilendiği görülmektedir. Pablo Picasso’nun nesneleri farklı bakış acılarıyla gösteren kübist tasarımlarından, Francis Picabia’nın ise dağınık ve rastgele yapılmış tasarımlarından etkilendiği bilinmektedir. Akışı güzel çizgiler, kıvrımlı, kavisli nesneler, eğri büğrü biçimler, Miro’nun tavrını temsil etmektedir. JoanMiro’nun, resimlerini yaparken hafızasını ve hayal gücünü kullandığı ifade edilmektedir. Miro’nun resimlerine bakıldığında yapmış olduğu “Soytarılar Karnavalı” adlı resminde İspanya’da düzenlenen karnavallardan etkilendiği bilinmektedir. Miro, çok kez “Falles“ (falles adı verilen tutkallı kâğıttan yapılan renkli dev kuklaların geçit törenidir) adlı İspanyol festivallere katılmıştır. Katıldığı bu festivallerden etkilenerek “Soytarılar Karnavalı” adlı resmini yaptığı bilinmektedir.

 

       Resim 1:J. Miro, Le Carnavald’Arlequin, Tuval
Üzerine Yağlı Boya, 66×93 cm, 1924

 

Soytarılar Karnavalı” adlı resmini yaparken görüntüleri ortaya çıkarmak için karalamalar yapmak yerine bilinçdışını serbest bıraktığı bilinmektedir. Resimde soytarıfigürler görülmektedir. Bu figürlerin üstlerinde ise soytarı kostümleri yer almaktadır. Ana renklerle karşıtlık oluşturarak alanları böldüğünü söyleyebiliriz.Miro’nun“Soytarılar Karnavalı” adlı gerçeküstü (rüyaya benzeyen) resminde odanın içine dağılmış bir şekilde hayvanları, nesneleri ve şekilleri görmekteyiz. Bu oda Miro’nun zihni olarak da düşünülebilir. Ya da atölyesi gibi düşünülebilir.  Belki de bir atölyedir.

JoanMiro’nun “Ay Işığında Kadınlar” ve “Kuş” adlı resmine bakacak olursak; resme bakıldığı zaman resimde mavi renkte bir ay ve beyaz renkte bir yıldız görülmektedir. Resimde ay ve yıldızın olması bize gece olduğunu anlatmaktadır.

 

   Resim 2:J. Miro, Ay Işığında Kadınlar ve Kuş

 

JoanMiro’nun 1956 yılında Mayorka’da bir eve yerleştiği ve ölene kadar burada yaşadığı bilinmektedir. JoanMiro’nun atölyesinin, hayal dünyasını canlandıran resimleriyle ve heykelleriyle dolu olduğu bilinmektedir. Atölyesinin yerlerinde hala siyah boya lekeleri görülebileceği ifade edilmektedir. JoanMiro, nasıl ki yapmış olduğu resimleri çocuksu bir şekilde yapıyorsa aynı şekilde heykellerini de o şekilde yapmaktadır. Çocuk resimleriyle ilişki kurulabilecek yakınlıklara sahip çalışmalarını görmekteyiz.

 

Resim 3: J. Miro, Boyalı Bronz,

85 3/8 x 18 ½ x 15 3/8 inç, Barselona Koleksiyonu, 1967

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.