Yalancı Sabahlar

Umudun tohumlanıp filizlenmediği topraklarda yaşıyoruz. Tünelin ucundaki ışığı görsek de varmamız kâbil değil. Görmediğimiz gün doğumlarıyla başlıyor günlerimiz. Üstümüzde kara beton yığınları, çarpık fikirler, insafsız kitleler var. Ektiğimiz güllerden sadece dikenler çıktı. Her sabah suladığımız zehirli kaktüsler boy saldı içimizde. Zehrin müptelası, acının hamalı, zulmün mabetleri olduk. Ve attığımız her adım geriye gitti. Ne garip…

Bir varmış bir yokmuş diye başlayan mutlu masallar, kötü kalpli cadıların istilasına uğradı.
Kara büyüler kara bulutlara, kara bulutlar kan yağmurlarına, kan yağmurları katı yüreklere sebep oldu. Geceden daha zifiri gönüllerin ateş saçan iki dudağı arasında ömür sürmek, mayınlarla dolu toprağı sürmekten farksız… Patlamaya hazır el bombaları gibiyiz. Pimimiz kayıp. Saçmalık…

Yalancı sabahlara uyanıyoruz. Plastik çiçekler ve sahte bahar mutlulukları yeşertmiyor içimizi. Her saniyemiz gece, her saniyemiz kış, her saniyemiz adavet sokaklarında ölümü solukluyor. Her saniyemiz ömrümüzden koca bir dilim götürüyor. Kara bahtın yerleşik hayata geçtiği topraklarız.
Tuz yutmuşçasına yanan genizlerle nefes almamız mümkün değil.

Hayali, hayal olan düşlerimizde, anlık rüyalarla soluklanıyoruz. Geceleri kâbusların üzerine kuruluyor döşeklerimiz. Karabasanlarla bir giriyoruz yatağa. Gözlerimizi her açışımız, şiddetli bir ağrıyla, daha kötü bir dünyaya oluyor. Yorgun kalplerin mustaripleriyiz. 21. yüzyılın ıstırap bekçileriyiz.

Güncel ölümler doğuyor sabahlarımıza. Vaat edilmiş katliamlar görüyorum. Annem görüyor, ben görüyorum, sen görüyorsun. Kudüs’ü, Suriye’yi, Türkistan’ı, Doğu’yu, Ortadoğu’yu, görüyorsun. Ana Haber bültenlerindeki kırmızı şeritlerde yazan sayıların her biri bir cana, her biri bir dünyaya tekabül ediyor, görüyorsun. Sahi görüyor musun?

Her birimiz bir yara yedi bir başka yerinden. Kimimiz ufak yaralar aldı, kimimiz can verdi bir başkasına göre haklı nedenlerle. Psikolojik savaşlar kaybetti çoğumuz kendi içinde. Attila İlhan’ın da deyimiyle; “Ağır kan kaybıyız.”

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.