Düş Kıyısı

Dalgalara inat, kumsala yazarken sözleri,
Kıyıya vuranlar bizdik;
Varlık denizinden nasibimizi aldık!

Kim bilir hangi sevdanın çıkmaz sokağında,
Zaman altından vâkit yürütenler nerde?
Nerde veya hangi cehennemin dibinde?

Ne bedenler çürüdü toprak toprak,
Ölmedi bir türlü sevda hikâyeleri,
Bilirim asrı, yarım asırlık yaşımdan.

Ne yaptıysak olmadı, ne olduysa yapamadık,
Geceye ışık tuttuk yıldız yıldız.
Bıraktık da bırakılmayan hüzmeleri,
Bilmem çok mu geç kaldık
Tutmaya, çoktan batmış güneşi?

Yorgun düşlerin sahici dokunuşları altında,
Korkma, karanlıkların gölgeni yakmaz!
Hoş, yakarsa da yaksın, sana ne şair!
Daha anlatacak neler var neler…

Hatırla, nadasa bıraktığın sancılarını,
Düşünden düşürmediklerini; yangın yangın.
Ne kimseler gördü, ne bir şahit var
Faili meçhul intiharlarının…

Yaz şair, günahın tanıksızlığını,
Vadilere yarım ışık damlayan,
Ufuk çizgisinden kopan közleri yaz!

Nasılsa tutuklusun hecelerden,
Nasılsa unutulmuşluklar çekip gitmiş.
Bir şey anlamadın sansınlar bırak!
Yaz anlatılmayan anlatışlarını
Anlamadığını anlayışlarını yaz!

Kıştan sonra bahar gelecek yine
Tutsak bir düş kıyısından döküleceksin
Özgür bir düş kıyısının enginlerine…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.