Soyut Sanatın Önemli Temsilcileri

PIET MONDRIAN

Pier Mondrian’ın 7 Mart 1872’de Utrecht yakınında küçük bir kasaba olan Amersfoort’ta doğduğu bilinmektedir. 1892-96 yılları arasında Amsterdam Akademisi’ne devam ettiği, gündüzleri müzeleri gezdiği, büyük sanatçılardan kopya resimler yaptığı, daha çok açık havalarda ırmak kıyılarında resimler yaptığı bilinmektedir. Onun bu dönemde yaptığı resimler akademik bir anlayışı göstermektedir. Mondrian, manzara resimlerinde donuk, mat renkleri seçmektedir ve resimlerin ağır yeşiller ve grilerle sokmaktadır.
 

                                                      Resim 1: P. Mondrian, Akşamüstü Manzarası, 1904

Soyut sanatın pratiğini ve kuramını geliştirmiş olarak Wassily Kandinsky ve Pier Mondrian’dan söz edebiliriz. Geometrik soyutlamanın en kararlı yaratıcısı olarak bilinmektedir. Mondrian, gerçekliğin iç kuruluşuna yoğunlaşarak doğanın görünümlerinden sıyrılarak çalışmalarını sürdürmüştür. Mondrian’ın hedefinde doğasal görünümlerden koparak salt gerçekliğe ulaşma arzusunun olduğu bilinmektedir.

Mondrian’ın savunduğu sanat anlayışında, doğanın varlığını yapıtlarından uzak tuttuğu görülmektedir. Mondrian, geometrik biçimleri kendi sanat düşüncesi çerçevesinde ortaya koymaya çalışmıştır. Mondrian çalışmalarında genelde ana renkleri kullanmaktadır. Özellikle ana renklerin yanı sıra (sarı, kırmızı, mavi) siyah ve beyazı kullandığı görülmektedir (Resim 2).  Mondrian’ın çalışmalarındaki renkler onun sanatında en temel yapı taşları olarak görülmektedir. Ayrıca dikeylikler ve yataylıkların çalışmalarındaki ana yapıyı oluşturduğu gözlenmektedir. Bu dikeylikler ve yataylıklar asimetrik bir düzen oluşturmaktadır.

Resim 2: P. Mondrian, Broadway Boogie-Woogie, Tuval Üzerine Yağlı Boya,
127×127 cm, Modern Sanatlar Müzesi, New York, 1942-43

Mondrian’ın kübizmden etkilendiği görülmektedir. Mondrian’ın çalışmalarına bakıldığında 1915’te tabloları, yatay çizgilerin ve dikey çizgilerin uyumu gözlenmektedir. Mondrian’ın Dostu Sweeney’e yazdığı bir mektupta, kübizmin amacının hacimleri ifade ettiğini belirtmiştir. Soyutlaşmaya bir gidiş ama soyut olmadığı görülmektedir. Bunun Mondrian’ın soyutlaşma anlayışına yakın olduğu görülmektedir.

 

                                                           Resim 3: P. Mondrian, Ağaç Kompozisyon II

Mondrian resimlerinde mekanı silmek istemiştir. Çünkü yüzey resmi ancak bu anlayışla birlikte doğmaktaydı. Ama yüzeyinde ortadan kaldırılması gerektiğini düşünmüştür. Bunun da yolunu yüzeyleri boylu boyunca dikine ve enine kesen doğruları bulmaktan geçmekteydi. Mondrian’ın dik açılı çizgilerle oluşan bu resminde mavi, kırmızı ve sarı gibi üç temel ve saf rengi ön plana itmiştir (Resim 4). Temel renklerin zamanla öncelikle griye, ardından soluk maviye ve sonrasında 1922’de ise beyaza dönüştüğü bilinmektedir.

                                                                 Resim 4: P. Mondrian, Kompozisyon, 1921

    Mondrian’ın arkadaşının, “Theö van Doesburg” ile üslup “De stijl” grubunu kurduğu bilinmektedir. Bu grubun amacı radikal bir yenileşmeyi amaçlamıştır. Grubun üyeleri arasında Mondrian ve Doesburg yanı sıra ressam Van der Lee ve Huszar, mimar Pieter Oud, Rietwelt, W. Hoff, heykelci Van Tongerloo ve şair Kok’un olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda 1923 yılına kadar altı yıl süreyle aralıksız yayınını sürdürmekte olan bir dergide yayınladığı bilinmektedir. Mondrian yayınlamış olduğu bu dergide “neo- plasticisme” adını verdiği sanat görüşü hakkında yazılar yazdığı görülmektedir. Mondrian ve arkadaşlarının oluşturmuş olduğu grup o yıllarda soyut sanat niteliği taşıyan “Doğal Gerçeklik ve Soyut Gerçeklik” kitabını çıkarmaktadırlar. Böylece Mondrian ve arkadaşlarının görüşleri kesin çizgilerle belirmiş ortaya çıkmıştır.

                                                           Resim 5: P. Mondrian, Theo van Doesburg, 1921.

Mondrian’ın arkadaşlarından Doesburg şöyle ifade etmektedir:

“Doğayı dış görünüşlerden sıyırın, geriye asıl kalacak olan yapı-üsluptur.” Mondrian ise bu görüşü desteklemekte ve kişisel bir görüş olarak yeni görsel anlayışın alınmaması gerektiğini öne sürmektedir. Mondrian’a göre bu yeni görüş, eski-yeni tüm sanat dönemlerinin mantıksal gelişimini göstermektedir.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.