Kaldı Gazeli

Dal kırık, yaprak mahzun; bağban bozuk, gül kaldı.
Ruhta bıçak yarası, uslanmaz gönül kaldı.

O masumca bakışlar kirlendi birer birer,
Çocukluğumdan geri bembeyaz bir tül kaldı.

Yeryüzüne adını nakşetme hayalinin;
Çarptığı yüreklerde ateş söndü, kül kaldı.

Devir o devir değil; hayâ ayaklar altı,
Bir nesil türedi ki edep gitti, zül kaldı.

Kandillerde tükenen ömür sermayesinin;
Günahını yüklenen bir garip eylül kaldı.

Sevda serenâdının kesildi artık sesi;
Ne ağaran tanyeri ne de bir bülbül kaldı.

‘Nefes’ bildiklerimiz bir lahzalık ‘heves’miş,
Hayran hayran baktığım efsunlu kâkül kaldı.

Yitirdi ilhamını söze hükmeden şair,
O tasvir kudretinden sade tahayyül kaldı.

Avuçlarımda senden kalan, İrem Bağı’nı;
Terk-i diyar eyleyen bir demet sümbül kaldı.

“Bismillah”a aşina diller nerdedir pîrim?
Şükredenden eser yok, her işte müşkül kaldı.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.