Git Artık

– Bir ondörtlü namlusu dayar gibi alnıma…-

Git artık, efkârımı kirpiğimde bırakıp
Gözlerimden boşalıp; avuçlarıma akıp. 

Bakma sakın ardına git gidebildiğince
Hakkın kalmasın helal et edebileceğince. 

İstersen “hiç yoktun” de, “hiç tanımadım” seni,
“Aşkı hiç tatmadım” de; yok say istersen beni. 

Sakın bakma giderken ardındaki enkaza
Ne hicranıma aldır ne ağlayan hicaza. 

Nasılsa bir başka dert doldurur boşluğunu
Başka dert unutturur aşkın sarhoşluğunu. 

En fazla bin yıl sürer yokluğuna yanışım
Gördüğüm her rüyaya aldanışım kanışım. 

Belki silinmeyecek bir iz kalır ardında
Belki gözlerimde bir deniz kalır ardında. 

Belki mutlu bir rüya belki bir düştür biten
Belki uzun bir yoldan geri dönüştür biten. 

Gönlüme belki hüsran, belki eyvah kalacak
Belki masmavi bir gök, belki de ah kalacak. 

Belki papatyaların canı biraz yanacak
Gönül çiçeğe uyup belki biraz kanacak… 

Bir turna semahıyken her gidiş yorgun ömre
Git, hiç eyvallah etme hasrete vurgun ömre. 

Git, kilitli bir kapı ardına göm sevdayı
Ve kutsal bir görev say zamansız elvedayı. 

Git artık, muradını hazanıma yar edip
Yarım kalan bir aşkı ömre ahuzar edip. 

Git artık, adresini meçhul bilmişken gönül
Hem mağrur bir duruşken hem ezilmişken gönül 

Git artık, başka ömre eziyetsin bekletme
Hem borçlusun hem kefil hem diyetsin bekletme 

Git artık, ne selamın ne sözün kalsın bende
Ne yangınını bırak ne közün kalsın bende…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.