DÜŞÜNÜYORUM, ÖYLEYSE YOKUM

Uyandım, size günaydın. Bana hiç gün’aymadı. Zaten ben de aydınlığı beklemekten çoooktan caydım.
bugün yeni kararlar aldım. Siz gibi, ama sizinkilerden değil. Ben sizin o ‘yeni bir hayat kurmalıyım’ dönemlerinizi uzun süre önce aştım. hayal kurmaktan vazgeçip hayal yıkma merasimlerine başlıyorum.
Kendim için koyduğum tüm kurallarımı tek tek tavana astım. Şimdi, hiç umursamıyorum.
‘Sevmek’ kelimesini lügatımın başköşesinden kaldırıp, yerine ‘gitmek’ eylemini koydum. Artık ne yaparsanız yapın, gidiyorum.
Az önce iyi niyetlerimle vedalaştım, hiç zor olmadı. Çünkü vedalara üzülmeyi de, en son babamın beni hiç sevmeyen o gözlerinde bıraktım.
Heveslerimden de kurtulmayı düşünüyorum. Uğruna savaşacak bir şey kalmadıysa, silahlar yerine kaldırılır. Zaten ben de savaşların bir kazananı olabileceğine hiç inanmıyorum.
Tabularımı yıktım, fobilerimin tek tek üstüne gidiyorum. En sevdiğim insanları kaybettikten sonra, hiçbir şeyden korkmuyorum.
Umutlarımı da tabuta koyup toprağın altına gönderdim, umut etmek yerine artık vazgeçiyorum.
Hoşgörümü çöpe attım, empatiyi camdan aşağı salladım, vicdanımın sesini kısıp ses tuşunu tornavidayla yerinden çıkardım. Anlayacağınız artık lanet, çekilmez bir kadın oldum. Önemli değil. Zaten ben artık sevilmeyi bile istemiyorum.
Bi’ tek gece uykularımdan önce ‘tavana bakıp düşünmek’ eylemini hayatımdan çıkaramıyorum. Bu yüzden, irademe biraz kızgınım.
Şimdi, düşünmek zorunda kaldığım/bırakıldığım bazı şeylere istinaden sizin kuramlarınıza da karşı çıkıyorum. Kusura bakma Descartes, düşünüyorum öyleyse YOKUM.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.