İNKIRAZ

Makyajı çürümüş caddelerde
Yürüyenler Meryem’dir biraz
Susarsa dilinde ayetler çiçeklenen
İsmail, plastik yüzlü insanların yanında
Gece avuçlarında çağıldayan zemzemdir biraz.

Mahşere on kala açılan sayfalarda
İman arayan bir ses çığlıktır biraz
Yüzüne küsen dişil aynalarda
Senin kaybettiğini bulandır ötekisi
Hayatın sıvasından dökülen kireçtir biraz.

Mısralar ki sığmaz yaşamın gözünden fırlar
Ağla şimdi utanarak kendini Yusuf say.
Susarsa kuyun Züleyha olur şehrin,
Biterse İNKIRAZ makyajı çürümüş caddelerde
Yürüyenler Meryem’dir biraz
Susarsa dilinde ayetler çiçeklenen İsmail,
Plastik yüzlü insanların yanında
Gece avuçlarında çağıldayan zemzemdir biraz.

Mahşere on kala açılan sayfalarda
İman arayan bir ses çığlıktır biraz
Yüzüne küsen dişil aynalarda
Senin kaybettiğini bulandır ötekisi
Hayatın sıvasından dökülen kireçtir biraz.

Mısralar ki kopar sığmaz
Yaşamın gözlerinden fırlar
Ağla şimdi utanarak kendini Yusuf say.
Susarsa kuyun Züleyha olur şehrin,
Susarsa çölün,bir şiir okur Mecnun.
Geceyi kargaların konduğu dalından koparır
Ayrılık kitabında çıldıran ayraç.
Nisyanların eğreti bir dua gibi
Sallanır mabetlerinde biraz.

Hacer’ in göğsünde kuşların akşamıdır sancılanan
Eprimiş kelimelerin yangısıdır eteklerinde köz.
Katıksız kalırsa şairlerin kalpleri
Suyuna banılmayan harfler
Sinendeki buzdan yataklarda ölür.

Ağla İbrahim şimdi ağlama vakti,
Besmelesiz bir ağızla
Karanfilleri kesmektir parmaklarında,
Susarsa şiirler dudak aralarında.

Sular, saatler ve emreden seslerle
Yüzüne bin kapı kapansa da üzülme
Şimdi bir kapı açılsın diye yalvarma vakti,
Sırlara lohusa olmadan,
Yıllanmış düğümler arafta
Hiç çıkılır mı uzunca yollara.
Süheyla Altınkaya Turan batar güneş
Geceyi kargaların konduğu dalından koparır
Ayrılık kitabında çıldıran ayraç.
Nisyanların eğreti bir dua gibi
Sallanır mabetlerinde biraz.

Hacer’in göğsünde kuşların akşamıdır sancılanan
Eprimiş kelimelerin yangısıdır eteklerinde köz.
Katıksız kalırsa şairlerin kalpleri
Suyuna banılmayan harfler
Sinendeki buzdan yataklarda ölür.

Ağla İbrahim şimdi ağlama vakti,
Besmelesiz bir ağızla
Karanfilleri kesmektir parmaklarında,
Susarsa şiirler dudak aralarında.

Sular, saatler ve emreden seslerle
Yüzüne bin kapı kapansa da üzülme
Şimdi bir kapı açılsın diye yalvarma vakti,
Sırlara lohusa olmadan,
Yıllanmış düğümler arafta
Hiç çıkılır mı uzunca yollara.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.