SEVDA DEDİĞİN

. . _ _ / . . _ _ / . . _

İçinin bozgunu lavlarda geçer,
Az buçuk yakmalı sevdâ dediğin.
Geceler, rûhunu efkârla içer;
Kıpkızıl akmalı sevdâ dediğin.

Kuru yaprak gibi ömrün tükenir,
Yüreğin boş yere imdat dilenir.
Aşığın yurduna vîrâne denir,
Ülkeler yıkmalı sevdâ dediğin.

Kara bahtın döner âfet yerine,
Bir hüzün rüzgarı çarpar derine,
Kan dolan ufkunun enginlerine,
Gonca gül takmalı sevdâ dediğin

Sigaran, özlemi küllerde tanır,
Aynalar, aksini cüzzamlı sanır.
Sanki hicran bile senden usanır,
Böyle can sıkmalı sevdâ dediğin.

Hayalin; sonsuzu rehber edecek,
Anılar her yeri makber edecek,
İzbeler aşkını ezber edecek,
İlgiden bıkmalı sevdâ dediğin.

Bütün âlem sana nâhoş görünür,
Yaşamak, gönlüne bomboş görünür.
Duru çaylar bile sarhoş görünür,
Bulanık bakmalı sevdâ dediğin.

Deliren dalgalar ermez sahile,
Ağlamak nâfile, gülmek nafile…
Azabın bitmiyor uykunda bile,
Doğrulup kalkmalı sevdâ dediğin.

Sarılır tutkular ilhamlarına,
Kimseler uğramaz evhamlarına.
Yapayalnız kalan akşamlarına,
Bir selam çakmalı sevdâ dediğin.

Bazı gün, göğsüne isyan dolacak,
Bazı gün, aklını dertler yolacak,
Bazı gün, yeryüzü mahşer olacak,
Çileden çıkmalı sevdâ dediğin.

Karışır, gam dolu tozlar dumana,
Bu büyük fırtına sığmaz limana.
Ecelin gözleri gülmekte sana,
Hep ölüm kokmalı sevdâ dediğin…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.