MIH GİBİ

Duvarların sendeleyip üstüme düştüğü,
Çığlıkların usulca sustuğu,
Unutulmaya yüz tutmuş,
Kadim bir medeniyettir kalbim.
Sabahın kör karanlığı, en aydınlık yeridir,
Senden sonra hiç bakmadığım,
Matem kokulu penceremin.

Ücra bir tımarhanedir benim kalbim.
Bana şiirler oku doktor,
Biliyorum, ben bir deliyim.
Fırtınalar başlar adını anınca,
Yağmurlar yağdırır gözlerim boşluğa,
Güneş gizlenmiş gözükmüyor,
Ebemkuşakları koca bir yanılsama…
Parmak uçlarından tutunarak yaşarım hayatı.
Yaşamın kıyısında dolanır tüm düşlerim.
Bir cümlenin en yaralı yerinden başlarım güne
Uyanmasam da ‘mış’ gibi yaparım…

Ruhu göçmüş bir cesettir bedenim,
Bana bir ötenazi bir de açık çay getirin.
Satrançtan anlamam ben doktor,
Düşünmenin acı verdiği bu zamanlarda…
Yıldızlar bir bir kayarken semadan,
Bilirim, yaşların intiharıdır gözlerinden.
Gülmenin gülünç bulunmadığı bu yüzyıl diliminde,
Ağlamak da yasaklıdır.
Anlamak da…
Adının manası lügatımda helaktır.

Gamlı rüyalar görüyorum doktor,
Şehrayin şarkılarla sesleniyorum sevdiğime.
Ve diyorum ki ölmek için geç değil,
Ve ansızın gözlerin giriyor içerime
Ve mıh gibi saplanır söylenen her kelime,
Ve dolanır revnaklı ismin dilime
Gözlerin çatılır göğsüme çarmıh gibi,
Gözlerin mıh gibi, gözlerin mıh gibi…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.