BUGÜN ASLINDA DÜNDÜ

“Ömür dediğin üç gündür; dün geldi geçti, yarın meçhûldür. O halde ömür dediğin bir gündür; o da bugündür.” Can Yücel

Birçok şair, yazar ve düşünürün de dediği gibi, ömür dediğimiz şey aslında üç günlük bir dünya hayatından ibarettir. Dün geldi geçti, yarınla alakalı bir malûmatımız yok, o hâlde elimizde ömür dediğimiz şey olarak bir tek bugünümüz var.

İnsanoğlu, dünleri ve bugünleri arasında, yarınlara ilerleme çabası gösteren ve her gün tekamül eden bir meçhûlün yolcusu. Her yeni bir gün yarın vereceği sınavların derslerini bugün öğreten, bizleri yavaş yavaş varış noktalarımıza taşıyan sırlı bir oyun sahnesi.

Bizler duygularımız içinde kaybolmuş ve var olmanın dayanılmaz hafifliği içinde kendimiz olma çabası gösteren, aslında insanlığın tarihi kadar eski bir okulun öğrencileriyiz. Bu yolda bizlere verilen dersleri tekrar tekrar yaşayan insanoğlunun enteresan kendini keşif hikâyesi.

Meşhur yönetmen David O. Russell’ın bu hikâyeyi yazmış olmak için sol kolumu bile verirdim dediği sinema tarihinin en özgün ve keyifli filmlerinden biri olarak hafızalarımıza kazınan Bugün Aslında Dündü, keyifli hikâyesiyle bizleri bugün dahi güldürmeye devam ediyor.

Bill Murray’nin her sabah aynı yatakta aynı saatte ve aynı Sonny&Cherr şarkısı “I got you, babe” ile uyanması ve aynı günü tekrar tekrar yaşaması dillerimizde bu şarkının unutulmaz bir hale gelmesini sağlamıştır. Seçilen film müziklerinin en az filmin konusu ve oyuncu kadrosu kadar önemli olduğunu ve filmlerin film müzikleri ile ruh eşi olduğunu bu sayede bir kere daha görebiliyoruz.

Groundhog Day 1993 yılında fantezi komedi tarzında Harold Ramis’in yönetmenliğinde Bill Murray ve Andie MacDowell’ı buluşturan tarihi ve kültürel bir film olmayı başarmıştır. Groundhog Day gösterime girdikten 23 yıl sonra , 2006 yılında ABD Kongre Kütüphanesi tarafından kültürel ve tarihi olarak önemli filmler arasına girerek U.S. Library of Cogress’te muhafaza edilmeye hak kazanmıştır.

Bir televizyon kanalında hava durumu sunucusu olan Phil Connors (Bill Murray) , Punxsutawney (Pensilvanyada bir kasaba) kasabasındaki geleneksel Groundhog Day şenlikleri için çalıştığı televizyon kanalı tarafından görevlendirilir… Phil her sene bu görev için Punxsutawneyi ziyaret etmekte, fakat bu görev içinde çok büyük bir heyecan duymamaktadır. Phil her sabah kalktığında hep aynı günü, yani Dağ sıçanı festivalinin yapıldığı 2 Şubat gününü yaşamasıyla hayatı bir anda değişir.

Filmin hikâyesi gibi filmin çekim yeride çok enteresan bir yer olan Woodstock, İllinoil’dir. Aslında izleyiciler tüm film boyunca filmin Punxsutawda çekildiğini düşünselerde film aslında Woodstockda çekilmiştir. Birçok Punxsutawlı Woodstock ın bu film için çok daha iyi bir yer olduğunu ifade eder.
Filim 1993 yılının 12 Şubat günü yani orijinal festivalden 10 gün sonar gösterime girmişse de bütçe olarak 14 milyon dolar harcanmasına karşılık sadece Kuzey Amerika kıtasındaki hasılatı 70 milyon dolar geçmiştir.

Filmin yazarı Danny Rubin’in bu eseri yazmadan önce üç kitaptan çok etkilendiğini ifade etmiştir. Bunlar Nietzsche’nin Şen Bilim‘i, Anne Rice’ın Interview With The Vampire kitabı ve William Dean Howell’ın Christmas Every Day i.

Danny Rubin Groundhog Day ile alâkalı uzun bir kamp döneminden sonra filmin hikâyesini yazması bir haftadan kısa bir süre almış. Tabii ki filmin çekimi esnasında senaryoda ufak tefek değişiklilere gidilmiş ve film beklenenin ötesinde bir ilgi görmüştür.
Danny Rubin’in, daha sonraları How to Write “Groundhog Day” adlı bir referans kitabı yazarak genç yazarlara yardım etmeye çalışmıştır. Danny Rubin halen Harvard Üniversitesinde film yazarlığı üzerine dersler vermeye devam etmektedir.

İçerisinde bir çok dinsel öge barındıran filmin içeriği bir çok Hıristiyan ve Budist grup tarafından takdir edilmiş ve film, dini olarak değerlendirilmiştir. Aslında, birçok Hollywood filminde olduğu gibi felsefeye ve dine ait motifler oldukça iyi birbirine karıştırılarak seyirciye sunulmuştur.

İnsanın her gün aynı şeyleri yaşamasının çıldırtıcılığı düşünülünce Philin aslında aklını yitirip çılgınca şeyler yapması ve bir tükenmişlik sendromu yaşamasını normal karşılıyor insan. Filmin hikâyesindeki gibi sınırsız ve hesapsız yaşamanın, çılgın tüketim aktivitelerinin veya her şeyi yapmanın insanı aslında nasıl mutlu etmediğini aksine insan için önemli olanın kendisi olarak başkalarının mutluluğu için yaşadığında asıl mutluluğu elde edebileceğini görüyoruz. Her birimizin aslında birer kanatlı olduğumuzu ve mavi gökyüzüne uzanan serüvenlerimizde ancak birbirimize tutunarak uçmanın mümkün olacağını gösteriyor bu film bizlere.

Filmin ilgi çeken hikâyesi ve yapısı birçok insanın aklına “Phil bu zaman döngüsünde ne kadar süre kalmış olabilir?” sorusunuda akla getirir. 2014 yılında bir web sitesi her sahneyi teker teker inceleyerek Phil’in aynı günü yaklaşık olarak 12395 defa yaşadığını tespit etmiş ve bu takribi 35 yıl olarak hesaplamışlardır. Bu aslında insanın insan olmak için harcadığı o öğrenme vaktine yani Dantenin çizdiği eğrideki tepe noktası yaşıdır. Bu zaman zarfında insanı insan yapan vasıfları tanıma bir bakıma tekamül etme şansı bulur. İnsanlara gerçekten beklentisiz olarak yardım etmenin mutluluğunu ve insan olma kavramına tam anlamıyla yakın olduğu bir andan düştüğü bu rüyadan hakikate gözlerini sevdiği insan ile açmasının tatlı hikâyesidir Bugün Aslında Dündü.

Bill: Sizde hiç déjàvu olduğu olur mu bayan Lancaster?
Bayan Lancaster; Sanmıyorum ama mutfağa bir bakabilirim!

Filmin dokusu içerisinde böyle ince esprilerin yanı sıra bir insanı sevmenin aslında her şeyi nasıl değiştirdiğini gösteren, birini sorgusuz sualsiz sevmenin ve tüm hatalarını kabul edip önünde boyun büküp diz çökerek;

Phil: “Biliyorum senin (Rita) gibi birisini kesinlikle hak etmiyorum. Eğer bir şansım olsaydı yemin ediyorum seni hayatımın sonuna kadar severim” diyecek kadar insanı incelttiğine şahit oluyoruz.
Umarım bu yazıyı okuduktan sonra filmi izleme imkânınız olur.

En tatlı hatıralarla iyi seyirler.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.