ANLATAMIYORUM

Yine istemsizce sardı çehremi hüzün…
Ne yana dönsem, ne tarafa gitsem bırakmıyor zaten peşimi.
İçim acıyor.
Hele birde susmak zorunda oluşlarım…

Yanına varıncaya kadar geçen zaman diliminde ki sabırsızlığımın tarifi yok.
Hele bekleyişler,
Heyecandan karıncalanan karnım…
Ve sana doğru attığım her adımda kalbimin bir öncekine nazaran daha hızlı atışı…

Önüme konulan engeller sana ulaşmamı ne kadar zorlaştırsa da hiç bir önemi yok aslında. Çünkü sonunda seni görme ihtimali olması bile güç veriyor bana.

Sonra etrafıma bakıyorum ve derinden bir “ahhhhh!..” çekiyorum.. Çünkü yine susmak zorunda olduğum bir zaman dilimi…
Olsun diyorum, olsun.
Az kaldı…
Böyle avutmayınca kendimi zaman geçmiyor işte.
Sensizliğe alışkın değilim ki ben.
Bunu düşünmek bile fırtınalar kopartıyor içimde.

Ve işte son köşeyi dönüyorum…
Köşeyi döndüğümde seni görme düşüncesi nefessiz bırakıyor beni.
Hayır anlatamıyorum ki bu özlemi…
Hangi kelime hangi söz tarif edebilir?
Senin içimi ısıtan o gülüşünü gördüğümde ki anın tarifi olamaz mesela…

Bir solukta görüşüp oturuyoruz. Öyle uzun uzadıya sarılmaya fırsatımız da yok. Zaten biz öyle sarılmayı da çok sevmeyiz. Sevgi göstergelerimiz farklıdır…
Hani derdin ya:
“Beni hep uzakta iken mi seviyorsun ?”
Aslında bende bilmiyorum bu sorunun cevabını. Sanırım insan özleyince, uzak kalınca daha bir seviyor, düşkün oluyor, kıymet biliyor. Ne bileyim…

Bazen yan yana bazen de karşılıklı oturuyoruz. Bakıyorum ona. Çevremdeki tüm yeşilliklere, güzelliklere nazar eden gözlerim ile bakıyorum. Bir süre oturuyoruz sonra fark ediyorum ki ben hiç konuşmamışım…
Onu dinlemeyi bile ne kadar özlediğimi varın siz düşünün.

Ve ayrılık vakti…
Biraz daha kalayım ne olacak derken, “olsun şimdi kızarlar” deyişlerin…
Zaman, ahh bu zaman…
Ne kıymetli ne değerli…
Saniyeler, saliseler…
Düşünüyorum da, aslında hayat hep beklemeler ve ayrılıklar üzerine kurulu.
Her doğuş bir bekleyiş iken her ölüm bir ayrılış…
Ama biz bunun ne kadar farkındayız?

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.