MENEKŞE KOKULUM

Her gece seni devşiriyorum kalbime kimsesiz sokaklardan. Adın yankılanıyor beynimde. Her gece göz bebeklerimde duruyorsun hiç olmamışlığınla. Bir menekşe kokusu kadar vardın bu zifiri dünyamda. Güllerin, papatyaların, sümbüllerin hatta dikenlerin bile kokusu gelirdi burnuma da bir sen gelmezdin menekşe kokulum. Bu öksüz sevdamın içinde bir leylasızlık oldun Mecnun gönlümde.Güneşsiz sokakların gölgesiydin, hiç olmamışlığınla otağını kurdun bende. Hiçbirseyimdin sen; herşeyimi tutan hiçbirşey. Gitmenden dem vuramam, gelmeni bekleyemem. Seni andığım her günü bahar bildim, düşerken kar taneleri gökten. Dedim ya tüm kokuların içinde menekşe kokulum bu zifiri karanlıkta da güneşe vuran gölgem oldun. Sevmek diye birşey varmış; sevmek diye birşey yokmuş… Gülden güzel menekşe kokulum. Varken hasretim, yokken gurbetimsin. Ne zemheriler yaşadım asırlara bedel. Münbit toprağımda bir sen açmadın bana.

Ey gölgesine iman ettiğim
Ey siyaha şükrettiren
Bir bakışına bin savaş verdiren
Neden yıldızlar kadar uzaksın, oysa kalbimdeyken

Sen kadar zor sen kadar imkansız bir sükuta gark ettin beni. Bakışların gözlerime ulaşmadığı gibi kelimeler de dilime ulaşmıyor. Halbuki ne güzel olurdu dururken gözlerinde, sana dünyadan olmayan şiirler okumak. Ama işte zorluk yazılmış arştaki deftere. Bir sabah ansızın hayalimden ve sinemden tecerrüt edip gelsen ve ben ikamet etsem gözlerinde. Satırlara dökemediğim o duyguyu gözlerinde görüp, yüreğinde hissetsem. Ömrünün ortasında bir çınar gibi dursam ve sen bende gölgelensen keşke. Duyuyor musun menekşe kokulum zira sözlerim yüreğinden içeri

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.