İÇİMİZDEKİ SARDUNYA

Her milletin öne çıkan bazen onu yöneten ama her zaman onu o yapan bir duygusu varmış. Bizimkisi ne diye düşünürken aklıma internette sıkça rastladığım yurdumdan insan manzaraları furyası geldi. Yurdum insanında her duygudan çokça mevcut, duygulu insanlarız sonuçta. Ama en çok hangisidir deyince hüzün zannettim önceleri. Malum dünyada Türk olmak zor zanaat. Ancak hüzünle yoğrulmuş Anadolu’yu Anadolu yapan hüzün mü, onu bilemedim. Sevinç, coşku, kaygı, öfke, üzüntü, yalnızlık, utanç derken onlarca seçenek çoğaldı beynimde. Tatmin edemedi hiçbir kelime bendeki ‘’bizi biz yapan’’ ibaresini. Ta ki masumiyet damla olup aklıma düşünceye kadar.
Bizi biz yapan her şey değilse de çok şeydir masumiyet. Dokuz harflik koca bir hikâyedir. Derindir. Düşündükçe genişler, genişledikçe derinleşir. İlk anda aklıma gelen çoğu duygunun temelidir.
Çekingen bir tavırla ağlayan kadının gözyaşıdır masumiyet. Bir babanın içine döktüğü dert taneleridir. Kedidir, kedilerle yalnızlığına çare bulmuş tonton teyzedir. Sevdiğini gösterme çabasıyla alınmış hediyedir masumiyet. Minik bir çocuğunki kadar saf ve temiz, birinin iyiliğini kendinden önce tutacak kadar fedakârdır.
Her ne kadar biz onu ihmâl etsek de…
Bizi farklı kılan bu yegâne unsuru biraz küçük görmüş, onu besleyip büyütmeyi ihmal etmiş olsak bile arsız bir sardunya gibi hiç usanmadan onu fark edeceğimiz günü beklemiştir. Çünkü bizdir, bizi biz yapar. Her şeyin hızla tükendiği ve kirlendiği günümüz dünyasında bizi kökümüze sıkıca bağlayacak gövdemizdir.
Zaman içimizdeki sardunyayı besleme zamanı. Bizden kopmaya yüz tutan bu güzelim Anadolu duygusunu ancak kendimizden başlayarak tekrar filiz vermesini sağlayabiliriz. İçten bir kahkahayla, sebepsiz bir tebessümle… Bize en büyük zararı kendimizin verdiğini unutmadan, masumiyetimizi küçük mutluluklarla besleyerek kökümüzden kopuşu engelleyebiliriz. Yeni filizlerin umuduyla, masumiyetimizi her zaman korumamız dileğiyle, mutlulukla dolu nice günlere.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.