Dear Zindagi (Sevgili Hayat)

IMDB: 8,1
YÖNETMEN: GAURİ SHİNDE
OYUNCULAR: ALİA BHATT, SHAHRUKH KHAN
ÜLKE: HİNDİSTAN

Bir psikoloğa gitmek delilik midir? Ya da şöyle sorayım; psikoloğa giden her insan deli midir? Psikoloğa gitmemiz gerektiğini nasıl anlarız ki… Sorular uzar da uzar. Her insanı bunaltan, özgür hissetmesine engel olan şeyler vardır. Filmimizin sürekli bu sorularla gezen baş kahramanı Kaira (Alia Bhatt). Kendisi bir görüntü yönetmeni. En büyük hayali kendi filmini çekmek. Özgür yaşamak isteyen birisi. Anne babasıyla pek geçinemese de kardeşi Kiddo’yu çok seviyor. Filmde bahsedildiğine göre her insanın en iyi beşlisi olurmuş hayatında. Onlar benim dünyam dediğini beşlisi. Kaira’nın dünyasında da Fatty, Kiddo, Jackie ve Alka var. Kiddo kardeşi, diğerleri ise en yakın arkadaşları. Onlarla birlikteyken kendini rahat ifade ettiğini, kısıtlanmadığını ve kendi gibi olabildiğini düşünür. Bu yüzden onları çok sevdiğini söyler. Beşincisi bulma konusunda da oldukça zorluk çeker. Kendisine “Partner” olabileceğini düşündüğü bağlanmak istediği kişiler çıkar karşısına. Raghuvendra, Rumi, Sid ve bir de mobilyacı. Bizdeki “Dikiş tutturamama” deyimi ile ilişkilerini bir türlü düzene sokamaz. Aldatıldığı düşüncesi, terkedilme korkusu, ailesi tarafından gelen baskı, film çekme hayalini gerçekleştirememe düşüncesi vs. İçindeki özgür yaşama isteği ve bunu yaşayamamak onu oldukça bunaltır. Çoğu zaman bir çıkmazla boğuşturur. Bu bunalmış zamanlarında ne arkadaşları onu ne de o arkadaşlarını hiç bırakmaz. Dar günde yardımcı olmanın örneklerini de burada fazlasıyla görebiliriz.

Bir gün restoran tanıtım videosu çekmek için gittiği yerde verilen seminere kaptırır kendini. O meşhur soru dikkatini çeker. “Psikoloğa gitmemiz gerektiğini nasıl anlarız.” O soruyu cevaplayan kişinin anlattıkları dikkatini çeker ve bir anda kendini salonda bulur. Filmin bu sahnesinden sonra gelir kurtarıcı kahramanımız. Dr. Jehangir Khan (Shahrukh Khan). Kendisi bir psikolog. Kendi halinde bir düşünür olduğunu da söyleyebiliriz. Seminerdeki konuşmadan sonra Kaira onun yanına gitmeye karar verir. Uykusuzluk sorunuyla gittiği ilk seanstan çok etkilenir ve gitmeye devam eder. Hayata dair kilit noktalar, etkileyici tavsiyeler alır seanslara devam ettikçe. Doktoru kendisine “Jug” demesini ister. Aralarında samimi bir ilişki oluşur zamanla. Tabi Kaira Jug’in hep kurallara dikkat etmesine bazen gıcık olsa da, her hafta oraya gitmek için can atmaya başlar. Jug’in “Koltuk teorisi” ni duyduğunuzda filmin sonunda gelen “Mobilyacının” neden değerli olduğunu anlayacaksınız. Jug’in kendine özel terapi şekilleri, normalden farklı olan iletişim şekilleri onu daha özel yapıyor. Filmde verdiği hayat mesajları sadece Kaira’ya değil tüm izleyenlere farklı bakış açıları kazandırıyor. psikoloğa gitmek Kaira’ya gerçekten yardımcı olacak mı? Ve acaba halkın düşündüğü gibi psikoloğa gitmek delilik mi? Filmi izlediğinizde bu sorulardan daha fazlasına cevap bulabilirsiniz.

23 Kasım 2016’da Kuzey Amerika’da vizyona giren film, dünya genelinde 25 Kasım 2016 tarihinde vizyona girdi. Yönetmenliğini Gauri Shinde’ın yaptığı filme Gauri Khan ve Karan Johar da destek verdi. Bestesini Amit Trivedi’nin yaptığı “Love you zindagi” isimli şarkısı ile oldukça beğeni toplandı. Star Screen Awards’da “En iyi kadın oyuncu” ödülü genç ve enerjik oyuncu Alia Bhatt’ın oldu. Film aynı zamanda 6 farklı dalda adaylık aldı. Destanlaşan aşk filmlerinin Kralı Shahrukh Khan da alışılmışın dışında bambaşka bir rol ile karşımıza çıkıyor. Kral oyuncu böyle yol gösterici, psikolog olmak gibi bir rolü ilk defa oynadığını ve bundan keyif aldığını belirtmiş. Hem eğlendiren hem ağlatan hem de düşündüren, oyuncuların tüm samimiyeti ve sıcaklığı ile sizi sarmaladığı filmimizde hayata yepyeni pencereler açılıyor. Shahrukh Khan fanları için film bittiği ilk anda “Shahrukh Khan neden ikinci planda kalmış?” gibi bir soru oluşuyor kafalarda. Ama düşününce yine filmin yıldızı ve vazgeçilmezi olduğunu fazlasıyla hissettiriyor. Filme girdiği andan itibaren çıkana kadar biz izleyenlere terapiye katılmışız gibi düşündürüyor. Hayata yeniden “Merhaba” demeye, yeni bir adıma ihtiyacınız varsa; “Sevgili hayat” ile başlayan sözleri yüreklerinize bırakıyorum. Yeni pencerelerinizin açılma umudunuzun asla kaybolmaması dileklerimle herkese iyi seyirler…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.