BİR SENİ UNUTMADIM

Evden çıkmadan önce odadaki camı, azıcık hava girsin diye açık bırakmak istedi Arvas. Camı açmak için pencereye yaklaştığında dışarıda karşı dairede oturan Baki Amca’yı gördü. Adam çevresine bakınıp söyleniyordu. Bir süre sonra yukarı baktı. Arvas’ı görünce bir şey bulmuş gibi sevinerek ‘’Sen!’’ dedi. ‘’Senden bir şey istesem yapar mısın?’’ Arvas, karşı dairesinde oturan Baki Amca’nın yine neler söyleyeceğini merak ediyordu. Baki Amca Alzheimer hastasıydı ve bu yüzden Arvas’ın adını sürekli unutup ‘’Sen’’ diye hitap ediyordu. Baki Amca’nın dışarı çıkması bile şaşılacak durumdu. Arvas bloğa yeni taşınmış sayılırdı. Fakat Baki Amca’yı kısa zamanda tanıdı. Karşı dairesinde Baki Amca ile oturan kimse yoktu, tek yaşıyordu. Arvas sık sık evine gider, ziyaret ederdi, Alzheimer hastası olan Baki Amca’ yı dinler, birçok şeyi tekrara mecbur kalırdı. Yine de halinden memnundu. Baki Amca ona hep garip garip hikayeler anlatırdı. Arvas bu hikayelerin hiç birinin gerçek olmadığını düşünse de büyük bir sabırla bazen ise şaşkınlıkla dinlerdi. Arvas, daha fazla bekletmeden Baki Amca’nın yanına, parka inmeye karar verdi. Merdivenleri hızlı hızlı inerken ne olduğunu merak etmeye başladı. Merdivenin son basamağından indi ve karanlık koridorda çıkış kapısına doğru ilerledi, kapıyı açtı ve parka giderek Baki Amca’nın oturduğu bankın köşesine ilişti. Baki Amca’ya neden geldiğini hatırlatmaya yeltendi fakat Baki Amca Arvas’ın dudaklarını kımıldatmasıyla birlikte lafa girdi; ‘’Buraya neden geldiğini unutmadım, çünkü ben hep bu an için yaşadım. Gelirken düşündün belki yine o çekilmez hikayelerden mi? diye… Ben anlatacağımı anlatayım inanıp inanmamak sana kalmış, bundan evvelki bütün hikayelerime inanmadığını bildiğimden söylüyorum sana bunları, ama lütfen birazdan anlatacaklarıma inansan da inanmasan da diyeceklerimi yap.’’ Arvas, Alzheimer hastası olan Baki Amcayı hiç bu kadar bilinçli konuşurken görmemişti, nasıl olabiliyordu böyle bir şey, oldukça şaşırdı, bu konuşmanın nereye varacağını çok merak ediyordu. Baki Amca devam etti; ‘’ Kendime şaşırıyorum şu an adını, kim olduğunu unuttum mesela. Ama neden burada olduğunu iyi biliyorum. Çok garip bir şey bu. Tarifi imkansız. Ve ilk defa yaşıyorum…’’ Arvas kendisini pazar uykusundan uyandırılıp gerilim filminin ortasına atılmış gibi hissediyordu. Baki Amca ‘’ İsim neydi?’’ diye sordu Arvas yutkunarak ‘’ Arvas’’ dedi Baki Amca cebinden üzerinde sonsuzluk işareti olan bir kolye çıkarttı ve gözlerini kolyeden ayırmadan ‘’ Arvas, bugün onun doğum günü, bunu ona götürmeni istesem, yapar mısın benim için?’’ Arvas ne diyeceğini bilemiyordu, fakat kabul etmekten başka çaresi yoktu, yanına gidip hikayeye ortak olduğu için kendisini mecbur hissediyordu. ‘’Peki Baki Amca’’ dedi ‘’adresini biliyor musun?’’ Baki Amca hemen cebinden bir kağıt çıkarttı ve kolyeyle birlikte Arvas’a uzattı, ‘’Tez git, nasılmış öğren. Hee bir de yakında o da gelecekmiş ziyaretine demeyi unutma… Haydi uğurlar ola’’ diyerek konuşmayı bitirdi. Arvas yola koyulmuştu, Adımlarının arasında ne olduğunu anlamaya çalışıyordu, bunun gönül hikayesi olduğunu sezmişti, fakat neyle karşılaşacağını yine de merak ediyordu.

Bu hikayeyi bir de karşı taraftan dinleyecekti… Bayağı yol kat etmişti, hatta varmış sayılırdı, fakat yine oyuna geldiğini düşündü çünkü bulunduğu civarda hiç bir ev yoktu, ağaçların kapladığı uzun yolda biraz ilerledi ve yolun kenarındaki mezarlığın önünde durdu ‘’Can yoldaşını kaybetmişti demek…’’ Arvas’ın nefesi kesildi, Adımları gittikçe güçleşiyordu, zor bela onun mezarının önüne gitti ve daha fazla dayanamayarak mezarın dibine yığılıverdi, gözlerinden yaşlar süzülüyordu.
Kafasını kaldırıp mezarın mermerine baktı ‘BAKİ’ yazısını gördü “BAKİ SONSUZ” Arvas, şaşkınlığına rağmen tüm bu olanları anlamaya çalışıyordu, “Demek aslında Baki, eşinin adıydı. Ve bu kolye…bu sonsuzluk işareti…?’’ Arvas’ın kafası allak bullak olmuştu, yaşadıklarına inanamıyordu, Verdiği sözü yerine getirmek için kolyeyi mezarın baş ucuna gömerek, toprağına “yakında o da gelecekmiş” diye fısıldadı. Tam doğrulacaktı ki mezarın köşesindeki bir kağıt dikkatini çekti uzanıp aldı ve okumaya başladı “HATIRAN YETER BANA, UZAKTA KAL SEVGİLİM” Arvas bu şarkı sözlerini kağıtta görünce şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı neredeyse, elleri titremeye başladı, muhtemelen buralardan geçen biri düşürmüştür diye düşündü, fakat ‘’bu nasıl bir tesadüftür böyle’’ demekten kendini alamadı, biraz durdu ve ‘KADER..’. diyerek acı bir tebessümle oradan ayrıldı. Arvas geldiği gibi Baki Amca’nın evine gitti ziline uzun uzun bastı, Baki Amca iyice elden ayaktan düşmüştü, zor bela kapıyı açtı. Ama yine her şeyi unutmuştu, Arvas birkaç şey söyleyerek içeri girdi. Bu olanlara anlam veremiyordu, evde belki Baki Amca’nın can yoldaşına ait bir şeyler bulabilir ve bulmacayı çözebilirdi. Odaları gezdi, yatak odasındaki dolapları açtı, çekmeceleri karıştırdı fakat bir şey bulamadı.. Baki Amca yine bir şeyler anladığını sezdirerek esrarengiz hallere bürünmüştü, yatak odasına giderek yattığı yastığın altına elini soktu ve bir çerçeve çıkardı, nefesi daralıyordu, konuşmakta zorluk çekerek; ‘’Bunu mu arıyorsun? Bende kalan son hatırası’’ Arvas çerçeveyi eline aldı ve uzun uzun baktı. Ama bu, onun bulmacasını çözmek için yeterli değildi çerçevenin arkasını çevirdi ve bir yazıyla karşılaştı “UNUTULMAZ ADINLA, DUDAKTA KAL SEVGİLİM” yazıyordu. Demek o ölünce adını değiştirip kendi ismi yapmıştı, belki de doktorlar ‘Alzheimer başlangıcı’ dediklerinde can yoldaşını unutmaktan korktu ve o andan itibaren eşinin adını kullanarak kendisini unutulmaya yüz tutmuş bir insan gibi rafa kaldırdı, kim bilir o kimdi?.. Arvas kımıldayamayacak haldeydi, mezarın baş ucunda bulduğu şarkı sözlerinin devamını çerçevenin arkasında görünce dondu kaldı.. O sırada büyük sessizliği Baki Amca’nın yere yığılması bozdu, Arvas can havliyle hastaneye kaldırdı Baki Amca’yı. Fakat Can yoldaşına da dediği gibi yanına gidiyordu… Gitmişti bile. Yanına defnettiler. Arvas olanları daha fazla kurcalamak istemedi, çok yorulmuştu. Hayatın bir tesadüfler silsilesi olduğunu anlamıştı. o günden sonra hayattaki büyük-küçük tüm kımıldanışları sezerek yaşamaya başladı. Bazen tek bir sorunun cevabını bir şarkıda bulabilirdik, Baki Amca’nın hikayesinde de olduğu gibi;

“UNUTULMAZ ADINLA, DUDAKTA KAL SEVGİLİM,
HATIRAN YETER BANA UZAKTA KAL SEVGİLİM”
Dipnot: Herkesin bir şarkısı vardır.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.