Şiir ve Bir Hayat Felsefesi

Bir ara keyifli sohbetinde bulunduğumuz kıymetli bir insanın okuduğu şiir geldi aklıma, eve gelince açtım tekrar tekrar okudum ve hayretle inceledim, bir daha okudum. Bir insanın hayatı boyunca erdemli olmasının, başına gelebilecek her türlü olumsuzluğa ya da elde edebileceği her başarıya karşı nasıl davranılacağının dersini veriyordu. Ve insan kalabilmenin örnekleri görülebiliyordu bu şiirin satır aralarında. 1985 yılında Nobel Ödüllü Britanyalı şair Rudyard Kipling tarafından yazılan “Eğer” şiiriydi bu.

İşte o fevkalâde şiir:

“Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;

Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
ve kaybedip yeniden başlayabilir
ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
işine yaramaya zorlayabilirsen
ve kendinde ‘dayan’ diyen bir iradeden
başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;

Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;

Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;

Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;

Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;

Yeryüzü ve üstündekiler senindir

Ve dahası

Sen bir İNSAN olursun oğlum… ”

İşte bu kuvvetli kalemin her satırında şiirin evrenselliği, kelimelerin gücü, tahterevalli misâli hayatın inişli çıkışlı basamaklarında “insan” olabilmenin, kalabilmenin sırlarını keşfedebilirsiniz. Öyle ya imtihanlarla dolu şu dünya hayatında Allah’ın lûtfettiği sayısız nimetlerle ve bahşettiği imkanlarla huzur soluklu bir yaşam sürdürme çabasındadır insanoğlu. İşte bu tahterevalli misâli dünya hayatına karşı nasıl bir tavır takınılır diye düşündürürken, aynı zamanda “sabrı” öğretiyor bu şiirin mısraları. Ancak bu sabır oturup beklemek değil, aktif ve sağduyulu, üretken ve inançlı, aynı zamanda ümitli bir bekleyişle hep mücadele etmeyi haber veriyor.

Kötülüğe misliyle karşılık vermeyip, hep iyinin fâili ve savunucusu olursan, güç senin eline geçince de cezalandırmayı değil, sevgiyi şiar edinebilirsen, adaletten vazgeçmeden yaşayabilirsen; işte o zaman düşmanın -eğer kalbinde bir katre iyilik kaldıysa- sana hayran olacak ve senin sevgi seli kalbine karışmak isteyecektir bir gün.

Unutma! Tüm bunlar ancak iyilik ve adalet üzere yaşayıp, kötüye kin beslemeyerek hep huzuru, sevgi ve barışı düşleyerek yaşar, yaşatırsan olacak.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.