KENDİME DAİR

“Yaptıklarımın ya da yapacaklarımın sorumlusu değilim.”

“Eğer hayatta bir şeyler kendiliğinden olmuyorsa veyahut güzellikle rayına girmiyorsa, deneyeceksin olması en muhtemel olmayan şeyleri. Zorlayacaksın sınırları ve göze alacaksın her türlü sıkıntıyı. Sonucunda sen mutlu olacaksın, istediğin rahatlığa sen kavuşacaksın ve bu hayatı bir başkası değil sen yaşayacaksın. Ne hiç kimse ne de hiçbir şey umurunda olmayacak bu yüzden. Bazen yapman gereken şeyleri ulu orta yapamayabilirsin. Gizlemen gerekebilir ama bu hiç mühim değil. Çünkü gizli olan her şey aynı zamanda gizemlidir. Olayın içine ayrı bir büyü katar ve daha da çekilebilir hale getirir. Ne… ? İkileme mi düştün? Yapma Allah aşkına! Bu kadar kendini hazırlamışken, hedefine süratle ilerleyecekken olacak şey mi bu? Hey! Sen güçlü bir kızsın unuttun mu? Bu yüzden en iyisine layıksın. Ama söylemiştim sana, en iyiye giderken dikenler batacak her bir yanına. Çakıl taşları mahvedecek ayaklarını, alevler kavuracak manolyalarını. Fakat sen üstün çıkacaksın. Olman gerektiği gibi olacaksın. Herkes sana baktığında önce acıyacak, arkandan belki dua edecek olan bile çıkacak. Ama sonra hayran kalacaklar. Keşke biz de böyle… ”

İki damla gözyaşıyla başlamıştı aslında her şey. Yaşlar süzüldükçe süzülüyor ama cümlenin devamını getiremiyordu bir türlü. Bıraktı kenara vefasız kalemini. İki lafı bile yan yana getiremediğinden öfkeliydi kendine. Dur, dur. Yoksa bunları yazdığından mıydı bu denli hiddeti? Çünkü en son hatırladığı şey, aynanın karşısında kendi kendine ettiği teselliydi. Ne ara bunca şeyi yazmıştı da sonunu getirememişti? Beyni, zihnini kontrol edemiyordu belli ki. Akıl almaz bir labirentin içindeydi sanki, sonunu baştan göremeyeceği. Tutunacak bir şeyler ararken daha da batıyordu oysa ki, kimse fark etmiyordu. Çırpındıkça derinlere gömülüyordu. Çok sıkıldı kendiyle verdiği bu savaştan. Kendine dair hatırladığı son şey ise, kağıda yazdığı “Bu zamana kadar yaptığım her şeyin hesabını verdim, bundan sonra yapacaklarım ne beni bağlar ne de etrafımdakileri. Kaybediyorum bir süreliğine kendimi, umarım geri dönmekte geç kalmaz bu gemi.” cümleleriydi. Derin bir of çekti duvarları çınlatırcasına. Kapadı gözlerini, sanki bir daha açmayacakmışçasına.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.