BİR GARİP

Yazamıyorum kardeşim. Elim gitmiyor, kalbim heyecandan yoksun, akıl ruhunu dünyaya teslim etti. Ruh başka mecralarda.

Kayıbım. Sanki… Sanki sokaklar bana kapattı ışıklarını. Bana sustu kediler. Ben mi uzağım insanlığa, insanlık mı çilekeş yükünden de gitti uzaklara?

Ben o ben değilim kardeşim. Karşında gülen çocuk, işte o senin gördüğün vitrindeki güzel tablo. Arkasında sıradan boş bir tahta parçası.İşte ben oyum. Evet güzele aldandınız. Çeviremezdiniz tabloyu. Koyamazdınız gönül duvarına.

Ne yapsa mutlu olamazdı insanoğlu. Açtı. Dahasını arar dururdu. Ses geçiremezdi nefsine. Nefsi ses ettirmezdi vicdanına. Vicdan, muhasebesini yapamazdı.Ve karanlık içinde boğulur giderdi..

Beklentiye girmemeliydi insanoğlu. Karşılıksız sevmeliydi. Sevmeye gönüllü olmalı, sevgi gönülden olmalıydı..

Ağlayabilmeliydi bazen insanoğlu. Ayıpsız, aşikâre, yağmur misali. Bir kalbi olduğunu, insan olduğunu gösterebilmeliydi acının resmine baktığında. Farkına varabilmeliydi beşeriyet makamının, tek yetkisi acziyet olan..

Kıyıya vuran gemiyle beraber beklememeliydi batmayı insanoğlu. Ümit simidini bırakmamalıydı. Öğrenmeliydi yüzebilmeyi ümit ve umutla. Karaya ulaşmalı, unutmamalıydı sulanmayı bekleyen, ışığa ihtiyaç duyan çiçekler olduğunu..

 ‘Haberin var mı’ türküsünü söylüyordu babam. Ağlıyordu. Evet baba, söylediler. Bu dünya zalim ama geçici..”

Ve gariplere müjdeler yok muydu ki!..

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.