Yaş(lan)ıyoruz Her Şeye Rağmen..

Güneşin içimizi ısıttığı, tenimizde sıcaklığını hissettirdiği bir sabah “dünyadan habersiz dünyayı” izliyordum pencereden. Trafiğe takılan araçlar/insanlar ilişti gözüme bir an.. Kimi yeşil ışığın verdiği özgürlüğün tadını çıkarıyor, kimi kırmızıda mahkûm.. Ve ikisinin de bir anlamı var değil mi? “Bazı özgürlükler ancak mahkûmiyetler neticesinde elde edilir” diyordu sanki bu döngü.

Evet hayatı yaşıyoruz işte. Bazen özgürce, bazen mahkûm.  Peki, sormaya değmez mi “Ben nelerin mahkûmuyum veya neler adına özgürüm?” diye. Cevabı herkeste gizli, anlamlı bir cevap bulmaya çalıştığımız bu sorular şöyle dursun.. Bahar’ın müjdecisi, yağmuru dillerde şiir, günlerinde hep umudun soluklandığı Nisan’ı konuşalım. Rengârenk bahçeleri, çiçek açan erik ağacını, beyaz papatyaları, kırmızı karanfilleri,  mor menekşeleri, mavi gökyüzünü, denizi ve nicesini…

Mavi derken aklıma “Mavisini Yitirmiş Yaşamak” diyen yazar gelir hep. Yaşamı bir renge benzetmişti sanki. Ya da öyle bakmış, öyle hissetmek istemiştim. Çünkü anlamsız, hissiz veya yaşam sevincinin olmadığı bir hayat, mavinin eksik olduğu bir gökyüzü gibi geliyordu bana. Umudun olmadığı, güzel günlerin düşlenmediği, bazen ellerini cebine atıp bir şarkının nakaratını mırıldanarak sokakta yürümeyi beceremeyen birinin hayatı, tablosunda denizi çizip mavisine yer vermeyen ressam gibi geliyordu sanki.

Hem insan başka nasıl hayata sarılır ki, bu kadar kararmışken kalpler, bulanmışken gözler?

Ama her şeye rağmen yaşıyoruz, okuyoruz, yazıyoruz ya  bu kadarı bile kara kara düşünmeyi bırakıp biraz mavi düşünmeye, düşlemeye değmez mi? Sonra beklemek gayretle, ümitle.

Ve birkaç kırık cümleyle;

“Artık ne geçmişe gitmeye mecâlim var,

ne gelecekten beklentiye hakkım..

Tam ortasındayım zamanın,

yorgun ama ümitvar.

Bir lütûf bekler hakka aç gönlüm,

bir yolculuk hayâllere,

huzurun soluklandığı mavi günlere..”

 

Ve imkanım olsa akıl edebilen, hatta yeni doğan her çocuğun kulağına fısıldamak isterdim; “Mavisini yitirmediğin bir hayat yaşa dostum!”

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.