GİTMEKLER

Uzun yolculuklar için yeterince sağlam ayakkabılarım yok benim. Üstelik ancak gidiş bileti almaya yetiyor param. Dönmemeyi göze almaya ise yetmiyor cesaretim. Ah benim güzel çaresizliğim. Bunları anlatırken kaldıramayacağım gözlerimi yerden. Kaldırırsam ağlayacağım çünkü. Yorgunum. Haritalarıyla konuştuğum şehirler çağırıyor beni. Ellerinden tutmak için gitmeliyim üstü başı kirli çocukların biliyorum. Kalplerine dokunmak için gitmeliyim öfkeli insanların. Yaralarını sarmak için hasta kadınların ya da delileriyle konuşmak için taş sokakların. Her sabah içime dolanı götürmek için gitmeliyim karanlıklara doğru. Ama inan adımımı attığım an yol tutacak. Bak yine belli belirsiz gülümsedi az ötede bir siluet. Ne demek istiyor anlamalıyım. Sonra anlatmalıyım bilmediğim dillerde bilmediğim insanlara tam olarak ne olduğunu kimsenin asla bilemeyeceği şeyleri. Ya bazı kelimeler tekrar edildikçe güzelleşiyor ya da tescilleniyor artık benim deliliğim. Ah benim canım eskitemediklerim. Onlar söyledi. Onlar hep söylüyor. Biliyorum da anla işte güç yetiremiyorum onlar gibi olmaya. Güneşimi götürmeliyim buzullara. Sonra yağmur olup yağmalıyım kurak topraklara biliyorum. Biliyorum da işte param yetmiyor uçaklara. Yoksulum. Ellerim de titriyor benim. Mütemadiyen soğuk ve yoksul ellerim. Ne kum biriktiricilere meydan okuyabilirim ne de toprak yiyicilere. Yollarla başım hep belada benim. Utanmıyorum da işte anla kaldırırsam kafamı ağladığım belli olacak. Eskitemediğim isimler yük olacak sırtıma ve gidince bana sade üşümek kalacak biliyorum. Ben bu iş için en yanlış kişiyim. Yol kenarlarının en hayati noktalarına konuşlanmış nefes toplayıcılarla mücadele edebilecek kadar cesur değilim. Oturup anlaşacak olsam, buna da asla razı olmaz kalbim. Ah benim sevgili tecrübesizliğim. Belki yürüyerek giderdim. Hem yavaş hem öğrenerek hem yürüyerek giderdim. Çok zaman alırdı ama güzel şeylerin çok zamanlarla mutlaka bir bağı olmalı. Giderdim de işte anla hiç takatim yok benim. Yorgunum ama direnmeyeceğim artık ayaklarımı çeken yollara. Adını bilmediğim şehirlerin adını bilmediğim insanları ısrarla çağırıyor beni. Onlara da direnmeyeceğim daha fazla.  Ne burada kalabilirim artık ne de gitmeyi becerebilirim büsbütün biliyorum ama yine de direnmeyeceğim. Bir de giderken asla kaldırmayacağım kafamı yerden. Kaldırırsam ağlayacağım çünkü.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.