ZEHR-İ BAL

Şubat’ın Mart’a akıttığı son günlerin demindeyim şimdi. Yağmur kokuyor kalemim, toprak akıtıyor sanki mürekkebim. Bir mum eşlik ediyor sükutuma. Bulanık bir hayalin tam ortasında gibiyim. Rüzgar kokuyor saçlarım. Güzel kalan yaralarıma esiyorlar sanki. Ufak bir kirpiğim alevlendiriyor tüm arta kalan fotoğrafları. Öyle işte. Garip bir şeyler var. Sürekli tekrar ediyor lügatım. Garip şeyler oluyor kendi gökyüzümde. Şemsiyem sanki sadece kırgınlıklarımı koruyor kendi kabusumdan. Bir kelime diyorum, günlüğümün arasında kalan kurumuş gül yaprağının biraz büzüşüp biraz kararmasındaki teslimiyet diyorum. Yok. Bir defa daha bulamıyorum o kelimeyi. Ayak uçlarımdan, savrulan saçlarıma kadar olan bu titreme de neyin nesi? Kalbimin akıttığı zehr-i bal da neyin nesi böyle? Yine bir fotoğraf var köşemde. Üzerinde göz yaşlarımın dans ettiği. Bir liman var sanki koşsam yakalayacak gibiyim ama sanki her adımım onu biraz daha uzak kılıyor bana. Yok yine olmadı, bilemedim ben bu lügatı. Uzaklar diyorum uzaklar iyi biliyor sanki bu hissi. Uzak gönüllerin iki mısradaki akıttığı mürekkepte kayboldum bu kez. Alevler dalgalanıyordu gözümün önünde. Sanki kalan tüm duygularımı da yakıyor bu alev. Dur durmak bilmiyor. İçimde zehri hissediyorum yine, kalan tüm kayıp hislerimi yakıyorum bu kez. Eski kıyafetlerimi de atıyorum onlarla birlikte. Çok kırgınlık biriktirmişim de sanki hepsini hüzne vuslat eder gibi attım tek tek. İyiyim diye kocaman yalanlar uydurdum kendime. Namütenahi bir özlem kaplıyor içimi. Dizlerimin bağı çözülüyor adeta. Tarifsiz bir his sarıyor beni. Yok olmuyor diyorum bu zehri kalbimden atıp gidemem. Çünkü zehir hatırlatıyor bana kendimi ve o zehir anımsatıyor en çok da aradığım kelimeyi. Zehir diyorum, tüm zehrimi “Aşk’a” akıtmışım ben. Aşk geçmeyen mısralarda zehri bahane etmişim ama, o zehir aslında içimdeki en büyük “Aşk”tan ibaretmiş.
Aşk, sonbaharın benden yağmurlarımı almasıymış.
Aşk, kuşların benim gökyüzümden kaçışıymış.
Ve ben Aşk’ı hiç bilmemişim aslında…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.