SEMTİMİZ

Semtimiz… Cismi küçük, manası büyük bir tahta kulübecik. Gözün alabildiğine uçsuz bucaksız bir yeşillik. Ruhlara huzur veren engin bir mavilik. Ve münadinin sinelere mızrak gibi saplanan eşsiz nidası. Bu nida adeta bülbülün güle olan destansı sevdası. Bir huzur iklimiydi semtimiz. Sanki asırlardan beri beklenen günlerdi günlerimiz. Ah… “Neredesin?” diyen inleyen bülbüle “Buradayız.” diyip diken tarlasından gül bahçesine inkilap eden semtimiz…
Heyhat! Huzurun semtiydi bizim buralar. Bülbülleri susturdular. Kargalara kaldı çığırtkanlığı zifte batmış hayallerin… Ancak unuttukları bir şey var hayallerimiz bir altın kase, batırılmaya çalıştıkları ziftse bir sapan taşı. Sadi gibi diyelim;
“Kazara bir sapan taşı, bir altın kaseye değse,
Ne kıymeti artar taşın, ne kıymetten düşer kase.”

Bir tutam sükût düştü şimdilerde payına bülbüllerin, kozalara döndü kelebekler ve beklemeye durdu hasret çekmekten bîtap düşmüş gönüller. Gönüllere hasret düştü de prangalar vuruldu ellere. Varsın olsun… Bedenleri hapsetmek isteyebilirler, ruh özgürse tüm kilitler, tüm zincirler derbeder. İşte semtimiz bu özgür ruhların otağı. Bir ümit neslinin menbaı. Gözler nuru, gönüller sürûru, ruhlar aydınlığı bülbüllerin toprağı. Bir anda fırtınalar, boranlar uğradı semtimize. Alıp gitti güzelliğe dair ne varsa elimizde. İnşa etmeye meyledenler aldırır mı hiç yıkılıp gidenlere? Hiç tükenir mi, hiç yenilir mi kapkara ruhlara, ifritlere?
İfritten ruhların peyda olduğu her geçen zamanda karanlığa sürüklenen bir nesiliz. Karanlıkla amansız savaşı elbette kazanacak ümidimiz. Yeniden doğacak sımsıcak güneşimiz. Yeniden ihya olacak semtimiz, neslimiz. Elbette kazanacak ümidimiz…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.