Menekşem Hüzne Vurgun

Bir sonbahar akşamının hüznünde yüreğim.İlkbahar sabahları kadar taze ve ılık bir hüzün benimkisi…Gözyaşlarım, hüznün meftunu gönlümün tek tercümanı. Gözlerimde esir tuttuğum birkaç damla yaşın ıslaklığı var kirpiklerimde. Ve belki de gözlerimde, içimdeki derbeder duyguların sahibi ıssız yüreğimden sana süzülen,sana hasret kalmış isyanım var ey dost.

Önümde kağıdım,yine vefasız kelamıma sığınıyorum,zaman seline kendini kaptırmış bir gecede.Bir ceylan ürkekliğinde bedenim,bir ölü soğukluğunda…Kalemime sarılmış ellerim,sokaklarda ,belki de bir cami avlusunda insanların merhametine uzanmış küçük bir avucun çaresizliğinde.Kulaklarım,beni sana çağıran yitik nağmelerin sonsuzluğunda.Yalnız,yalnızlığım gecenin karanlığına karışmış birkaç kendini bilmez kelimenin acımasız isyanında. Ya ben ?…

Seni bulmak için gecenin sessizliğinden kopup gelmiş tek kişilikhikayemde, içinde ”dost”geçen cümlelerle körebe oynuyorum.Gece rengine bürünmüş günahlarım ve kızgın aldanışlar yakıyor şimdi ruhumu. Düş bozumu düşüyor düşlerime.

Gelsene artık ey dost, beraberinde hayallerimden yıldız çalan periyi de sürükleyerek. Sürgün etme  beni sensizlikle, henüz hayatımın baharındayken. Gecenin bile gizleyemediği zamanı yırtıp aşan sevgiler besliyorum sana. Gözyaşlarımla işliyorum vefa kaneviçemi.

Şairler bir türlü kafiyeleyemiyor içimdeki ahengi. Beni ne şiir anlıyor ne de nesir. Seni ,sana anlatmanın zorluğuyla bir araya gelmiş yüreğimdeki birkaç kesik sözden başka.

Gözbebeklerimin önündeki kalabalıktan sıyrılıp bir ulaşabilsem gönlündeki sükunete. Ara sıra dalıp giden bakışların bile götürmüyor beni yüreğine. Gönlün, gönlüme akmıyorey  dost. Hep, sen olan düşüncelerim bensizleşiyor düşüncelerinde.

Ve seni yüreğimde hasret yağmurlarıyla büyütüyorum. Dalgaların aşındırdığı kayalar misali tüketiyor ruhumu özlemin. Dua listemde silinmeye yüz tutmuş ismin kayboldukça kağıttan, daha da belirginleşiyor gül yüzlü sevdan.

Ne seni unutturacak zaman gelecek bir gün, ne de zaman seni unutmaya yetecek,biliyorum.Denizler kadar engin çünkü sevgim, gurbetler kadar uzun…

Bazen siyah gözlerinde unuttuğum bir gülücük,bazen İbrahim’i yakmayan yüreğimdeki ateş , bazen de dört odacıklı kalbimdeki kocaman bir parça…Ne fark eder ? Hepsi de senden öte bir sen…

Durmadan sevgimi yeşertecek rahmet damlaları,gel artık dost ,menekşeler hüzne vurgun…

Zaman alışmayı öğretiyor ama unutmayı asla…

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.