YAZMAK YOLDA OLMAKTIR!

Yazmak nedir?

Bu soruya cevap olarak, kalem ve kâğıdın bir şekilde buluşmasıdır, diyebilirsiniz. Nispeten başarılı da olursunuz. Fakat artık devir teknoloji devri… Bu yönden bakacak olursak cevabınız günümüz adına pek de doğru sayılmaz. Tweet atarken, kalem tutmuyoruz. Bilgisayar, telefon ve tabletlerimizde “yeni not oluştur”a tıkladığımızda önümüze tertemiz bir kâğıt sermiyoruz, esasında. Hatta bunları şimdilik bir kenara bırakalım. Geleneksel yazma usûlünden taviz vermeyen yazarlarımız, eline kalem, önüne kâğıdı alır almaz yazmaya mı başlarlar? Tersten de düşünebiliriz. Eline kâğıt kalem alan herkes yazı yazıyor mudur? Örneğin, oyalansın diye ufacık bir çocuğa verdiğimiz kâğıt kalemden yazı yazmasını bekler miyiz? İşte tam da burada iki problem karşımıza çıkar:

1.Yazmak nedir? Biraz daha açarsak, yazı yazmadaki amaçlar, gayeler, idealler makro ve mikro planda nelerdir?

2.Ciddi sancılar çekilerek yazılan yazılardan sonra ne için sancı çekilmelidir? Veya sancı çekmek şart mıdır?

***

İnsanoğlu ilk dönemlerinden itibaren düşünmüştür. Evrimin farklı kolları, yaratılışçı zümreler, pro-hayat adına felsefeler üretmiş olan ekoller… Hepsinin ortak noktası insanoğlunun düşünme fiiliyle hemhâl olmasıdır. Evet, tüm değerlerin kabul ettiği bir noktadır: “Milyonlarca yıl önce bile insanoğlu düşünmüştür, düşünecektir ve düşünüyordur.”

Yazı yazmanın, kalem ve kâğıdın valsinden; klavye ve parmakların şakşaklamasından daha ehemmiyetli bir noktası düşünmektir. Düşünmek, yazının kalitesini belirler. Düşünerek yazılan bir yazı, düşünmenin şartlarına bağlı olarak, yazının ideallerini, gayesini ve ufkunu sınırlar veya genişletir. Düşünmek, kalem ile kâğıdın birbirine dokunmadan önceki sancısıdır aslında. Yazı yazmak adına doğacak bütün fikirler öncelikle düşünmeye bağlanmalıdır. Düşünmeyi halledersek, yazı yazma yolumuzu yarılamış olur, kalan yolumuzda emin adımlarla ilerleriz.

Fakat bu noktada istidraî bir konuya da değinmek gerekir. Her şeyin aslı zıddıyla bilinir. Düşünmek; yazı yazmanın biricik ön-şartı, ön-kabulü ve olmazsa olmazıdır. “Düşünmemek” ise yazı yazma fiilini özünden olabildiğince uzaklaştırır. Bu önemli noktayı da kaçırmamak gerekir.

Yazının planlanması ve tasarımı çok önemlidir. Böylece yazıya mürekkep, kurşun ve kâğıt kokusundan daha fazlasını yükleriz. Belli bir ideal, büyük bir ufuk açmış oluruz. Plan, tasarım, ideal ve gaye ufkumuzun bu noktada yeniliklere açık olması gerekir. Güçlü & Güçsüz veya Zayıf yazarlar bu basamakta elenir. Düşünür herkes… Ama bu basamak ciddi bir ufuk, yüksek bir dimağ, azami bir gayret ve çalışma ister. İşin en güzel kısmı ise bu basamak disiplinli çalışmalarla geliştirilebilir.

İkinci problemimiz ise daha sübjektif değerlendirmelerden oluşur. Zira bu problem ve çözümü her yazarın tek başına girişeceği bir serüvendir. Her yazar için ayrı bir anlam taşır. Yazının öncesinde çekilecek olan sıkıntılar az buçuk aynı olsa da yazının sonrasında nelerin dert edinileceği genetiktir ve yazardan yazara göre değişir. Belki bu probleme “Yazarın Genetiği” nazarıyla bakılabilir. Çünkü esas özgünlük bu aşamada belli eder kendini. Yahya Kemal’i Emile Zola’dan ayıran nokta bu sayede oluşur. Bu sürecin sağlamasını yapmak bir yazarın tüm ömrüne bedel olabilir. Fakat bu kaygı, yazarı her zaman daha iyiye, daha güzele, daha kaliteliye, daha ahlakî değerlere ulaştırır.

Karl Jaspers “Felsefe yolda olmaktır.” der. Yazı yazmak bir düşünme sürecidir, ilerisi plan-proje-ufuk-gaye-hedeftir, daha da ötesi “Acaba neredeyim?”i sorabilmektir yazdıklarına. Bu bağlamda yazmak baştan sona bir felsefedir. Felsefe evinde oturmaktan öteye gitmeyenlerin yapabileceği bir iş değildir, bir yolculuktur. Yazı yazmanın da bundan aşağı kalır yanı yoktur.

Hâsılı, “Yazı yazmak yolda olmaktır.” Hem de hiç bitmeyecek bir yolda olmak… Engeller, türlü türlü sıkıntılar bolca olacaktır. Fakat, yazar, yolun ufuk izindeki izdüşümünü görebiliyorsa hiç durmadan yürüyecek cesarete de sahip olmalıdır.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

ISKARTA HAYAT: SON SEFER

Taştan Öte

YAŞAR

ESMAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.